Trusts türkçesi Trusts nedir
- Emanet.
- Güvenler.
- İnanma.
- Güvenilir kişi.
- Güven.
- Sorumluluk.
- Kredi.
- Tröst.
- İtimat.
- Ümit.
Trusts ile ilgili cümleler
English: Ali always trusts people, even people he shouldn't.
Turkish: Ali her zaman insanlara güvenir, hatta güvenmemesi gereken insanlara bile.
English: Ali trusts me.
Turkish: Ali bana güveniyor.
English: Ali trusts her.
Turkish: Ali ona güveniyor.
English: Ali no longer trusts anyone.
Turkish: Ali artık kimseye güvenmiyor.
English: Ali trusts them.
Turkish: Ali onlara güvenir.
Trusts ingilizcede ne demek, Trusts nerede nasıl kullanılır?
Distrusts : İtimat etmemek. Sıtkı sıyrılmak. Güvenmemek. Emniyet etmemek. -e itimat etmemek. Şüphe duymak. Kuşkulanmak. Güvensizlik. Güveni sarsılmak. İnanmamak.
Entrusts : Görevlendirmek. Emanet bırakmak. Emanet etmek. Tevdi etmek. Ismarlamak. (yetki) vermek. Vermek. Emniyet etmek. Güvenmek. Tevdi kılmak.
Intrusts : Tevdi etmek. Güvenmek. Yediemine tevdi etmek. Vermek. Birine belli bir sorumluluk veya görev için güvenmek (ayrıca entrust). Saklanması için vermek. Emanet olarak vermek.
Mistrusts : Güvensizlik. Sıdkı sıyrılmak. Şüphe etmek. Kuşku. Güvenmemek. Sıtkı sıyrılmak. Kuşkulanmak. İtimat etmemek. İtimatsızlık. Şüphe.
Trust account : Güven hesabı. Tröst hesabı. Emanet hesabı.
Trust in god : Tevekkül etmek. Allah'a tevekkül etmek. Tevekkül.
Trust fund : Güven fonu. Vakıf fonu. Uluslararası para fonunun altın satışları, üye ülkelerin gönüllü katkıları ile yatırım ve krediden sağladığı gelirleri, az gelişmiş ülkelere borç ya da bağış olarak aktarmada kullandığı, 1975 yılında oluşturulup 1981 yılında sonlandırılmış fon. gereksinimi olan kişi, kurum ya da ülkelere yardım etmek amacıyla ulusal ya da uluslararası tüzel veya gerçek kişilerin oluşturduğu fon.
Trust relationship : Güven ilişkisi. Güvenilebilirlik ve itimat ilişkisi. Emanetçi ile hak sahibi arasındaki ilişki.
Trust territory : Vesayet altındaki bölge.
Trust somebody with something : Emanet etmek. Borç vermek.
İngilizce Trusts Türkçe anlamı, Trusts eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trusts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dependence : Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bağımlılık. Bağlı olma. Dayanma. Bağlılık. Sarkma. Çoğabilimde, çalışan (etkin) kesim üzerindeki çoğal baskıyı gösteren ve edilgen çoğanın etkin çoğaya oranı olarak bulunan değer. Psikotrop bir maddeyle merkezi sinir sistemi arasındaki etkileşmeden doğan ve maddenin keyif artırıcı psişik etkilerini duyumsamak ve bazen de yokluğunun vereceği huzursuzluktan sakınmak için maddeyi devamlı veya periyodik olarak alma isteği.
Permit : İzin vermek. İzin. Ruhsat. Geçiş iznini göstermek üzere verilen belge. Yolcu geçmeliği. Olanak vermek. Müsait olmak. İzin kağıdı. Müsaade etmek. Kabul etmek.
Look : Görünmek (güzel veya hasta vb). Ummak. Aramak. Görmek. Bakış. Göstermek. Bakmak. Görünmek. İyileşmek. Ümit etmek.
Depend : Tabi olmak. Sarkmak. Bağlı olmak. Güvenmek. İtimat etmek. Bel bağlamak. Bağımlı olmak.
Faithing : Emniyet. İtikat. İnanç. Hıyanet. İman. Söz. Bağlılık. İnanış.
Commitment : Havale. Söz verme, zorunluluk, yüklenme. Teslim etme. Bağlılık. Sadakat. Üstlenme. Yüklenme. Bağlanma. Hapis hükmü.
Deposit : Yatırmak. Tortu bırakmak. Depozito. Mevduat. Gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Depozito vermek. Sıvıların dibine oturan maddeler. Ödenmesi gerekecek gümrük vergisi ile girişte alınan başka vergiler karşılığında, onların tutarınca ya da ondan belli bir ölçüde artık paranın inanca olarak, ilgili işlemin bitimine dek, gümrüklerce alınması, a. bk. inanca. Çökeltmek.
Credence : Doğru kabul etme. İnanç. Sofra takımı dolabı. Emniyet.
Faith : Niyet. İman. İnanış. Vaat. Bağlılık. Söz. İnan. İtikat.
Depositum : Rehin. Mevduat. Depozit. İvazsız vedia. Birikim. Vedia. Pey. Saklama. Tortu.
Trusts synonyms : sequestrator, lookout, fiduciary, escrow, rely, answerableness, accountability, belief, answerability, engagement, crediting, the salt of the earth, confidentialness, duty, reliabilities, trusteeing, cr, convictions, bet, assurance, affiance, creeds, faiths, count, burden, custodies, anchorage, hope, good faith, dependance, encumbrance, creed, checkrooms.
Trusts zıt anlamlı kelimeler, Trusts kelime anlamı
Distrust : İtimat etmemek. Güveni sarsılmak. Güvensizlik. Sıtkı sıyrılmak. Güvenmeme. -e itimat etmemek. Güvenmemek. Emniyet etmemek. İnanmamak. İtimatsızlık.
Mistrust : Sıdkı sıyrılmak. Kuşkulanmak. İtimat etmemek. Sorumsuz alan taramaları nedeniyle kamuoyunda bilimsel araştırma ve yoklamalara karşı duyulan güvenin sarsılması. Güvenmemek. Kuşku. Şüphe. Güvensizlik. Şüphe etmek. Sıtkı sıyrılmak.
Disbelieve : İman etmemek. Güvenmemek. İnançsız olmak. Kuşkulanmak. İnanmamak.
Trusts antonyms : forbid, disallow.

Bu kısımda Trusts kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trusts ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trusts anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trusts ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.