Tuff türkçesi Tuff nedir
- Yanardağ küllerinin yine yanardağsal kimi kırıntılarla birlikte çimentolaşması ya da yığılıp sıkışmasıyla oluşan yeğni, gözenekli kayaç.
- Süngertaşı.
- İçinde yanardağ külü ve kum gibi ince bileşenler bulunan, katılaşmış bir yanardağ kırıntı taşı.
- Tüf.
- Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır.
- Sert.
Tuff ile ilgili cümleler
English: Ali didn't talk about that stuff.
Turkish: Ali o şey hakkında konuşmadı.
English: "Isn't it easier to find your stuff when your room's tidy?" "I don't care. I don't want to clean my room."
Turkish: "Odan düzenli olduğunda eşyanı bulmak daha kolay değil mi?" "Umurumda değil. Odamı temizlemek istemiyorum."
English: Ali caught Mary snooping through his stuff.
Turkish: Ali Mary'yi onun işini baştan sona incelerken yakaladı.
English: "You don't really love me at all. You only care about your math stuff!" "Not at all, I do love you!" "Prove it!" "Okay. Let A be the set of the objects I love..."
Turkish: "Aslında beni hiç sevmiyorsun. Tek önem verdiğin şey matematik!" "Ne münasebet, seni seviyorum!" "Kanıtla!" "Peki. Sevdiğim şeyler A kümesi olsun..."
English: Ali definitely knows his stuff.
Turkish: Ali kesinlikle görevini biliyor.
Tuff ingilizcede ne demek, Tuff nerede nasıl kullanılır?
Tuffet : Oturak. Küçük oturak. Tabure.
Tuffets : Tabure. Küçük oturak. Oturak.
Tuffite : Yanardağdan çıkan yanardağ kırıntısı, tüf ve adi taş kırıntılarının karışımı. Tüfit.
Tuffoon : Tayfun. Kasırga. Tufan.
Acid dyestuff : Asit boyarmadde.
Bit of stuff : Kız arkadaş. (cinsel yönden) çekici kadın. (argo) cinsel yönden çekici kimse.
Breadstuffs : Ekmeklik un. Ekmek yapmak için kullanılan un.
Byte stuffing : Sekizli dolgulaması. Bayt dolgulaması.
Be stuffy : Tıkanmak.
Breadstuff : Ekmeklik un. Ekmek yapmak için kullanılan un.
İngilizce Tuff Türkçe anlamı, Tuff eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tuff ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bitterest : Üzücü. Acı. İliklere işleyen. Bitter (çikolata). Şiddetli. Acılı. Acı (tat). Barut gibi. Yakıcı.
Volcanic rock : Volkanik kayaçlar. Yüzeytaş. Volkanik taş. Volkanik kayaç. Püskürük kayaç. Volkanik kaya.
Acrimonious : Haşin. Acı. Huysuz. Ters. Hırçın.
Pumices : Ponzalamak. Pomza madeni. Süngertaşı ile ovmak. Süngertaşıyla parlatmak. Ponzataşı. Ponza. Süngertaşıyla temizlemek.
Rottenstone : Çürüktaş. Ponza. Kireçtaşı. Çözünmüş silisli kireçtaşından meydana gelen gevrek kırılgan ve hava şartlarına bağlı deforme olmuş taş. Gevrek taş. Kırılgan taş.
Bitterer : Yakıcı. İliklere işleyen. Keskinlik. Üzücü. Keskin. Acılık. Şiddetli. Bitter (çikolata). Barut gibi. Acılı.
Acrid : Keskin. Acı. Ekti. Kekre. Buruk. Barut gibi. Ekşi. Tehlikeli.
Biting : İğneli. Zalim. Keskin. Sokma. Isırıcı (rüzgar). Acı verici. Acıtıcı. Zehir gibi. Dokunaklı. Acı.
Acerbic : Büzücü. Acı. İğneleyici (konuşma). Keskin. Ekşi.
Tuff synonyms : tufa, pumice stone, tufas, pumicing, variolite, trass, asper, bad, acerb, pumiced, adamants, austerest, bitter, aspirated, astringent, astringents, adamant.
Tuff ingilizce tanımı, definition of Tuff
Tuff kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Tufa.

Bu kısımda Tuff kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tuff ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tuff anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tuff ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.