Tunicle türkçesi Tunicle nedir
- Zarcık.
- Zarfçık.
- Zar.
Tunicle ingilizcede ne demek, Tunicle nerede nasıl kullanılır?
Tunic intima : Tunika intima. Damarların en iç tabakası. endotel ve subendotelyumdan oluşur.
Tunic : Asker ceketi. Tabaka. Kılıf. Zar. Bir yapıyı saran kılıf. ergin tunikatların vücudunu çevreleyen, tunisin denilen ve selüloza benzeyen bir polisakarit kapsayan, bazen jelatinimsi bazen de katı, sert ve ağır olan kalın kılıf. Gömlek (botanik terimi). Dansçıların giydikleri gömleğe verilen ad. Kadın ceketi. Gömlek.
Tunica : Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Gömlek. Tünika. Kılıf. Gömlek (bitki). Mississippi eyaletinde şehir.
Tunica albuginea : Er bezinde karın zarının iç yaprağı altında yer alan kollajen iplikli sıkı bağ dokusu. tunika albuginea testisin içerisine septula testis adı verilen uzantılar göndererek bu oluşumu piramit biçiminde lopçuklara ayırır. Tunika albuginea. Albuginea.
Tunica conjunctiva : Tunika konjunktiva. Konjunktiva.
Tunicate : Gömlekli. Tünikli. Zarlı.
Tunics : Gömlek. Zar. Tabaka. Gömlek (botanik terimi). Tohum zarfı. Kılıf. Ceket (uzun). Ceket. Tunik. Asker ceketi.
Persistent hyperplastic tunica vasculosa lentis : Lensin ön kısmında paralel çizgiler durumunda görülen dogmasal anomali, persiste hiperplastik tunikavasküloza lentis. Kalıcı hiperplastik tunika vasküloza lentis.
Tunica vasculosa bulbi : Tunika vaskuloza. Bulbus okuli adı verilen göz yuvarının kan damarlarından zengin orta tabakası. korioidea, korpus siliyare ve iris olmak üzere üç kısımdan oluşur. Damar tabakası. Gözde kan damarlarından zengin, koroyidea, korpus siliyare ve iristen oluşan damar tabakası.
Tunica media : Tunika medya. Damarların orta tabakası. düz kas ve bağ dokusundan oluşur.
İngilizce Tunicle Türkçe anlamı, Tunicle eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tunicle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Kinsman : Erkek akraba. Akraba (erkek). Akraba erkek. Erkek hısım. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.
Integuments : Deri. Integument. Kabuk.
Extruders : Bir kauçuk bileşenini kullanılabilir bir şekilde biçimlendiren makina. Malzemeye (plastik veya metal gibi) arzu edilen bir şekil vermek için kullanılan alet veya cihaz. Barbut.
Benefactor : İyilikçi. Hayırsever. Hayır sahibi. Velinimet. Bağışçı. İyilik eden. Muhsin. Yardımsever. İyiliksever.
Bones : (kutlama vb amacıyla) yumruk çakma. İskelet.
Diaphfagm : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sestoplarda, sesyayarda üzerine gelen ses dalgaları ya da elektrik akımına uygun titreşimler yapan parça.
[#membran Membrana] : Kanatlılarda göğüs, köprücük ve karga kemikleri arasında kalan boşluğu kapatan kirişsel zar. Membran. Dışta kaburgalar arasında bulunan kasların, interkostal aralıkta alttaki devam eden zarı. Membrana sterni. Membrana interkostalis eksterna.
Granduncle : Büyük amca. Büyük dayı.
Dice : Zar oyunu. Zarla oyun oynamak. Küpsü kırılma. Oyun zarı. Zar atmak. Zarlar. Zarda kaybetmek. Cam kırığı. Oyun zarları.
Helper : Usta yardımcısı. Asistan. Hizmetçi. Çantacı. Muavin. Yardımcı. Yardımcı eleman. Çırak. Uşak. Yamak.
Tunicle synonyms : great uncle, film, diaphragms, integument, lamina, laminae, laminas, indusium, diaphragm, cortes, extruder.
Tunicle zıt anlamlı kelimeler, Tunicle kelime anlamı
Aunt : Teyze. Teyze-hala. Bibi. Hala. Yenge. Eme.
Tunicle ingilizce tanımı, definition of Tunicle
Tunicle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An integument. A slight natural covering.

Bu kısımda Tunicle kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tunicle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tunicle anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tunicle ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.