Turbidimetry türkçesi Turbidimetry nedir

  • Kimya alanında kullanılır.
  • Bulanıklık ölçümü.
  • Bulanıklıkölçüm.
  • Bulanıklık ölçüm.
  • Opaklığı ölçme.
  • Türbidimetri.
  • Parçacık yoğunluk ölçümü.
  • Bulanıklık ölçme.
  • Bir sıvıda, asılı bulunan taneciklerin niteliğini, ışık geçiriminin sıvıdaki katıların niceliğiyle değişmesine dayanarak belirleme.

Turbidimetry ingilizcede ne demek, Turbidimetry nerede nasıl kullanılır?

Turbidimeter : Suyun bulanıklık derecesini ölçmek için kullanılan alet. Turbidimetre. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Türbidümetre. Katı asıltı dizgelerinde, bağıl ışık geçirimini ölçerek asıltı derişimini ya da yüzey alanını belirleyen aygıt. Bulanıklık ölçer. Türbidimetre. Bulanıklıkölçer. Parçacık yoğunlukölçeri. Saydamlığı veya donukluğu veya opaklığı ölçen alet.

İngilizce Turbidimetry Türkçe anlamı, Turbidimetry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turbidimetry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Active metals : Aktif metaller. Etkin metaller. Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller.

Additive properties : Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler. Eklenik özellikler.

 

Active passive metal : Etkin-edilgin metal. Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım.

Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

Aldehydes : Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler. Aldehitler. Aldehit.

Alabaster : Su mermerinden yapılan. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Kaymaktaşından yapılan. Sumermeri kaymaktaşından. Alçı taşı. Albatr. Akmermer. Su mermeri. Kaymaktaşı.

Acid radical : Bir asidin negatif parçası. Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası. Asit kökü.

Alcohols : Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). İspirto. Alkoller. Alkol. İçki.

Alicyclic compounds : Alisiklik bileşik. Alifatik bileşikler. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn.

Acidimetry : Asitimetre. Asit ölçme. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asit ölçümü. Asidimetri. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asitölçüm. Asidimetre.

Turbidimetry synonyms : nephelometry, aliphatic saturated compounds, alcoholometry, acier inoxydable, additive, activated coal, acid salt.