Turbot türkçesi Turbot nedir

  • Kalkan.
  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yanyüzergiller (pleuronectidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, üzerinde çivi gibi sert süsler bulunan, avrupa kıyılarında, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan bir tür.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Dişi kalkan.
  • Kalkan balığı.

Turbot ingilizcede ne demek, Turbot nerede nasıl kullanılır?

Smooth turbot : Çivisiz kalkan.

Turbots : Kalkan balığı. Dişi kalkan. Kalkan.

Turbo blower : Turbo körük. Turbo fan.

Turbo generator : Turbo jeneratör.

Turbo pascal : Turbo paskal. Borland şirketi tarafından geliştirilen pascal programlama dili derleyicisi.

Turbo straw machine : Üfleyici doğrama makinesi. Turbo saman makinesi.

Turbocharger : Üst şarjör. Turbo. Aşırı doldurucu. Turboşarj. Egzozla güçlendirilen süper şarjör. Aşırı doldurma turbokompresörü. Turbo kompresör. Türboşarjer. Turboşarjer.

Turbofan : Turbofan motorlu uçak veya hava taşıtı (havacılık). Turbo fan. Havayı içeri almak için döner türbin pervanesi içeren jet motoru tipi.

Turboblower : Türbinli körük.

Turbo prop : Turbo motor.

İngilizce Turbot Türkçe anlamı, Turbot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turbot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre.

 

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardvark : Yer domuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yerdomuzu.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Aegis : Koruma. Saye. Himaye. Siper.

Egis : Koruma. Himaye. Siper.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Bucklers : Loca kapağı. Siper. Küçük kalkan. Nefer.

Acacia : Arap zamkı. Akasya sakızı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Salkım ağacı.

Turbot synonyms : genus psetta, psetta, lefteyed flounder, psetta maxima, lefteye flounder, turbots, buckler, abiotic factor, gable, abductor muscle, aardvarks, a site, scutum, a cells, shield, firewall, a chromosome, abambulacral area, outgoing, splashers, deflector, splasher, mantlet, set, flounder, guard plate, a cell, abacus bodies, aardwolf.

 

Turbot ingilizce tanımı, definition of Turbot

Turbot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A large European flounder (Rhombus maximus) highly esteemed as a food fish. It often weighs from thirty to forty pounds. Its color on the upper side is brownish with small roundish tubercles scattered over the surface. The lower, or blind, side is white. Called also bannock fluke.