Turn away türkçesi Turn away nedir

Turn away ile ilgili cümleler

English: Jale could not turn away from the picture of Sleeping Beauty that Tom had drawn.
Turkish: Jale Tom'un çizdiği Uyuyan Güzel resmine bakmaktan kendini alamadı.

Turn away ingilizcede ne demek, Turn away nerede nasıl kullanılır?

Turn : Sıra. Dönemeç. Ulaşmak. Bulandırmak. Devirmek. Yöneltmek. Dönüştürmek. Sürpriz. Dönmek. Dönüş.

Away : Yola çıkmış. Uzakta. Deplasman maçı. Deplasmanda oynanan. Uzağa. Yok. Uzak. Durmadan. Deplasmanda. Buradan.

Turn a blind eye : Görmezden gelmek. Gözünü kapamak. Göz yummak. Görmemezlikten gelmek. Görmezlikten gelmek. Gözlerini kapatmak.

Turn a blind eye to : Arka plana atmak. Görmezlikten gelmek. - karşı gözleri köre dönmek. -e göz yummak. Önemsememek. Dikkat etmemeyi tercih etmek.

Turn a cartwheel : Yanlamasına takla atmak. Yanlamasına taklalar atmak.

Turn a deaf ear : Duymazdan gelmek. Dinlemeyi reddetmek. Duymamazlıktan gelmek. Aldırmamak. Önemsememek. Kulak ardı etmek. - karşı kulaklarını tıkamak veya sağıra dönmek. Kulak asmamak.

İngilizce Turn away Türkçe anlamı, Turn away eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turn away ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cashiered : Veznedar. Atmak. Kasa. Kasiyer. İşine son vermek. Kasadar. (özellikle ordudan) ihraç etmek. Vezneci (bankada).

Contravene : Karşı çıkmak. Uyuşmamak. Çiğnemek. Çatışmak. Başkaldırmak. İhlal etmek. İtiraz etmek. Uymamak. Karşı gelmek.

Contravening : Bozmak. Karşı çıkmak. Başkaldırmak. Karşı gelmek. Çatışmak. Çiğnemek. Uymamak. İhlal etmek. İtiraz etmek.

Controverted : Karşı gelmek. İtiraz etmek. Tartışmak. Yalanlamak. Çürütmek.

Refusing : Reddetme. Direnmek. İzin vermemek. Kabul etmemek. Kaçınmak. Ayak diremek. Karşı koymak.

Detoured : Tali yol. Planlanmış veya niyetlenilmiş rotadan sapma. Saptırmak. Varyanttan gitmek. Detur. Sapma. Dolambaçlı yoldan gitmek. Servis yolundan vermek (trafik). Sapak.

Crap out : Ölmek. Mortoyu çekmek. Bozulmak. İşe yaramaz şeyleri çıkarmak. Gebermek.

Abjures : Yemin ederek reddetmek. Yeminle vazgeçmek. Vazgeçtiğine dair yemin etmek. Feragat etmek. İnkar etmek. Yemin ederek vazgeçmek. Tövbe etmek. Dönmek (dininden). Vazgeçtigine dair yemin etmek.

Head off : Yolunu kesmek. Yol kesmek. Yönünü değiştirmek. Önüne geçmek. Geçit vermemek. Önlemek.

Back down : Dönmek. Caymak. Hatalı olduğunu kabul etmek. Sözünden dönmek. Bir iddiadan vazgeçmek. Talepten vazgeçmek. Boyun eğmek. Kabullenmek. Fikrinden vazgeçmek.

Turn away synonyms : drive away, cashier, bounce, refuse, abjure, ax, contravened, abjured, abstention, banished, negativing, sling out, controvert, abstentions, avoid, cut, abdicates, dismisses, controverting, brush, deviates, averts, cashiering, depart from, refused, fall down, circumventing, abandons, abdicated, contravenes, bias, evade, give the cold shoulder to someone.