Head off türkçesi Head off nedir

  • Önüne geçmek.
  • Geçit vermemek.
  • Savmak.
  • Yönünü değiştirmek.
  • Yolunu kesmek.
  • Önlemek.
  • Yol kesmek.

Head off ile ilgili cümleler

English: He'll rip my head off.
Turkish: O, kafamı koparacak.

English: Ali blew his head off with a shotgun.
Turkish: Ali bir av tüfeği ile kafasını uçurdu.

English: Our new head office is in Tokyo.
Turkish: Yeni merkezimiz Tokyoda'dır.

English: He was transferred to the head office in Tokyo.
Turkish: O Tokyo'daki merkeze transfer edildi.

English: Ali was transferred to the head office in Boston.
Turkish: Ali Boston'daki genel müdürlüğe transfer edildi.

Head off ingilizcede ne demek, Head off nerede nasıl kullanılır?

Head : Kelle. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Örtübaşı. Yollanmak. Başında olmak. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Başlık. Başkan. Olgunlaşmak. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı.

Off : Kapalı. Soğutmak. Kalkmak. Öldürmek. Dışında. Baş. Çıkarmak. Başlangıç. Yanılmak.

 

Head office : Şirket merkezi. Merkez ofis. Genel merkez. Merkez. İşletme merkezi. Yönetim merkezi. Ana merkez. Genel müdürlük. Genel müdürlük binası.

Screamed his head off : Kafası patlayıncaya kadar çığlık atmış. Artık daha fazla bağıramayıncaya kadar çığlık atmış.

Head ache : Baş ağrısı.

Head amp : Kafa. Sadece yükselteçlerden oluşan ve çıkış sinyalinin sese dönüşebilmesi için hoparlöre ihtiyaç duyan cihaz. Kafa amfi.

İngilizce Head off Türkçe anlamı, Head off eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Head off ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Circumventing : Bozmak. Yana kaçmak. Dolambaçlı bir yoldan gitme. Yanından geçme. Kurtulmak. Alt etmek. Yan çizmek. Üstün gelmek. Çevresini sarmak.

Forestalls : Önceden yapmak. Engel olmak. Pusu kurmak. Önce davranmak. Stoklamak. Erken davranıp önlemek. Önce davranıp engellemek.

Waylaid : Pusu kurmak. Pusuda beklemek. Pusuya yatmak. Pusuya yatıp yolunu kesmek. Durdurmak.

Avoided : Kaçınmak. Korunmak. Uzak durmak. İptal etmek. Savuşturmak. Sakınmak.

Seal off : Girişi çıkışı engellemek. Yalıtmak. Kapatmak. Tecrit etmek. Kapamak. Mühürlemek. Tıkamak. Soyutlamak.

Reroute : Yeniden yönlendirmek. Saptırmak.

Baffle : Sesyayarın ağzı; sesin titreşimlerini denetleyen esnek gereç. Zor gelmek. Hayret uyandırmak. Bozmak. Boşa çıkarmak. Şaşkına çevirmek. Şaşırtmak. Sesyayar körük. Engel olmak. Ses kaybını ya da dağılmasını önlemek için herhangi bir gereçten yapılmış gergi.

Reorient : Yeniden yön vermek. Tutum değiştirmek.

Avoids : Uzak durmak. Korunmak. İptal etmek. Kaçınmak. Savuşturmak. Sakınmak.

 

Redirected : Yeni adrese göndermek. Yeniden yönlendirilmiş. Başka tarafa yönlendirmek. Yeniden yönlendirildi. Yeniden gönderilen.

Head off synonyms : intercepts, averts, waylay, obviates, counter to, intercepting, brush, obviated, deflect, haul off, reorients, waylays, precludes, prevent, forestall, evade, circumvent, brush off, dismissing, reorienting, commutate, hold up, intercept, bank, intercepted, do about face, avert, sling out, dismiss, redirects, bear off, averting, forestalling.