Turun nedir, Turun ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İkindi.

Turun ile ilgili Cümleler

  • O, turuncu rengi sever mi?
  • Ali bir turuncu gömlek giyiyor.
  • Ali turuncu bir tulum giyiyordu.
  • Turun ortasında onlar ana gruptan ayrıldılar.
  • En sevdiğim renk turuncu.
  • Ali birkaç sefer dünya turuna çıktı.
  • Ona turuncu portakal verdik.
  • Jale turuncu bir elbise giydi.
  • Gömleğim turuncu.
  • Kendisini son görüşümden beri Mustafa dünya turunda.
  • Turuncu bir tişört ve yeşil pantolon giyiyorum.
  • Ali kırmızımsı turuncu bir kravat takıyor.
  • Turunun tadını çıkardın mı?

Turun anlamı, tanımı

Turu : Saydam, duru. Geri, arka. [Bakınız: duru]

Kurutulmuş turunçgil posası : Turunçgil familyası meyvelerinin kabuklarının, iç kısımlarının, kalıntılarının ve bazen ıskarta meyvelerin doğranıp kurutulmasıyla elde edilen çeşidi veya cinsine göre adlandırılan yan ürün.

Turunc : Turunç.

Turuncu çizgi : Eskiden kurulmuş olan ve bugün de üzerinde yarış yapılmakta olan yarışlıklarda, eski ölçü çizgisinin altına, iç kıyının 20 cm. üstüne çizilen turuncu renkteki yeni ölçü çizgisi.

Turunç heybesi : Bir çeşit heybe.

Turunç kilimi : Bir çeşit kilim.

Turunçgil çekirdeği pres küspesi : Portakal ve greyfurt gibi turunçgillerin çekirdeklerinin mekanik basınç suretiyle yağının çoğu alındıktan sonra ele geçen ürün.

 

Turunçgil kırmızı örümceği : Yalnız turunçgiller üzerinde yaşayan ve yılda 10-15 kuşak üreyebilen minik eklembacaklı.

Turunçgil kök solucanı : Turunçgil köklerine yerleşerek, yaprakların sararmasına ve meyve dökümüne, bulaşmanın yoğun olduğu yıllarda ağaçların büsbütün kurumasına yol açan küçük iplikkurdu.

Turunçgil melası : Kurutulmuş turunçgil posası fabrikasyonundan elde edilen ve suyu kısmen uzaklaştırılmış olan ve en az % 45 toplam şeker içeren bir yan ürün.

Turunçgil pamuklubiti : Turunçgillerden başka, çeşitli süs bitkilerine de üşüşen, esmerimsi kırmızı pamuklubit.

Turunçgil tomurcuk akarı : Limonlarda, en çok tomurcuk olmak üzere, çiçek, yaprak ve filizlere üşüşerek önemli bozukluklar doğuran yumru akarı.

Turunçgil unu : Kurutulmuş, öğütülmüş turunçgil posası.

Turunçgil yaprakbiti : Turunçgillerden başka çay sürgünlerine de saldıran, esmer ya da koyu kırmızı yaprakbiti.

Turunçlu : Adana ilinde, Kozan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Adana şehri, Yüreğir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Hatay ilinde, Erzin belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Hatay kenti, Hıdırbey bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel ili, Kuzucubelen bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kahramanmaraş şehrinde, Pazarcık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Turunçotu : Kokulu bir çeşit ot.

Turunçova : Antalya kenti, Finike ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Turuncu : Turunç rengi, kızıl sarı renk. Bu renkte olan.

Turunculaşma : Turunculaşmak işi.

Turunculaşmak : Turuncu bir renge girmek.

 

Turuncumsu : Rengi turuncuyu andıran, turuncuya benzeyen, turuncumtırak.

Turuncumtırak : Turuncumsu.

Turunç : Turunçgillerden, bütün Akdeniz ülkelerinde yetişen, kışın yaprağını dökmeyen bir ağaç, narenç (Citrus aurantium amara). Bu ağacın portakala benzeyen, suyu acımtırak meyvesi.

Turunçgiller : Sedef otugillerin, turunç, portakal, limon, mandalina vb.ni içine alan bir alt familyası, narenciye.

Diğer dillerde Turubadur anlamı nedir?

Fransızca'da Turubadur nedir ? : troubadour