Typed türkçesi Typed nedir
- Daktilo edilmiş.
- Daktiloyla yazılan.
- Daktilo ile yazılmış.
- Yazılmış.
Typed ile ilgili cümleler
English: Ali typed in the password.
Turkish: Ali parolayı yazdı.
English: Who typed this?
Turkish: Bunu kim yazdı?
English: You see the words that I typed on the screen, but you don't see the tears that I shed over the keyboard.
Turkish: Benim ekranda yazdığım kelimeleri görebilirsin, ama benim klavye üzerine döktüğüm gözyaşlarını göremezsin.
English: These letters can be typed by any secretary.
Turkish: Bu mektuplar herhangi bir sekreter tarafından yazılabilir.
Typed ingilizcede ne demek, Typed nerede nasıl kullanılır?
As typed : Yazıldığı gibi.
Mistyped : Yanlış yazılmış.
Retyped : Yeniden gir. Tekrar yazmak. Yeniden yaz. Gir.
Stereotyped : Stereotip. Kalıplaşmış. Beylik. Basmakalıp. Setereotip özelliğinde olan. Tekbiçimli. Klişeleşmiş.
Type 1 alveolar cell : Tip ı alveol hücresi. Alveol yüzeyinin yaklaşık % 93'ünü döşeyen ve havayla kan arasında gaz değişimini sağlayan yassı hücre. geniş zar yüzey alanı ve minimal enzimatik savunma mekanizmalarından dolayı zedelenmelere hassastır, tip ı pnömosit, pnömosit ı, birinci tip hücre, membranöz pnömosit, yassı alveoler hücre.
Type b bond : B tipi bono. Ortaklığa karşı taahhüt edilmiş, banka kredisi ile desteklenmiş bonolar.
Type a film : Yapma ışıkta kullanılmak üzere hazırlanmış boş film; büyük 8 evrilir renkli film çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yapma ışık (boş) filmi.
Type a warehouse : Malların, antrepo işleticisinin sorumluluğu altında depolandığı genel antrepo türü. A tipi antrepo.
Type a bond : A tipi bono. Garanti kaydı taşımayan finansman bonosu. krş. b tipi bono, c tipi bono, e tipi bono, f tipi bono.
Type a region : A türü bölge.
İngilizce Typed Türkçe anlamı, Typed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Typed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Variation : Bir özelliğe ilişkin değerin belirli koşullar altında azalıp çoğalması. Farklılık. Mikroorganizmaların kültürel, morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve antijenik karakterlerinde bazı koşullar altında oluşan değişikliklere verilen ad. ortak atalara sahip canlıların gösterdiği farklılık, değişim. İstatistikte, bazı karakterler bakımından farklı olma, orta durumdan sapma. esas tür tipine göre belirli karakterlerde görülen ayrılıklar. mikroorganizmaların kültürel, morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve antijenik karakterlerinde bazı koşullar altında oluşan değişiklikler. Değişme miktarı. Çeşitleme. Bazı karakterler bakımından farklı olma, orta durumdan sapma. esas tür tipine göre belirli karakterlerde görülen ayrılıklar. Çeşitlilik. İstihale. Manyetik sapma.
Variant : Değişik etkenler altında kalan bir halkbilim ürün ya da olayından, çok küçük ayrımlar göstererek türeyen yeni ürün ya da olayların her biri. bk. çekim. Değişke. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Değişik. Değişik biçim. Değişiklik gösteren. Varyant. Değişken. Başka şekil. Yerlem çatkılarının birinden ötekine dönüştürüldüğünde bir niceliğin kendine özdeş kalmama niteliği, örneğin göreli uzunluk, zaman, kütle vb.
Entered : İçeriye girmek. Kaydolmuş. Yazılmak. Girmiş. Katılmak. Nüfuz olmuş. İştirak etmiş. Dahil olmuş. Girişmiş. Giriş yapmak.
Case : Kutulamak. Yerine koymak (kasa veya kılıf vb). Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay. Kanıt. Ruhsal, toplumsal ve bedensel bakımdan çevresine başarılı bir biçimde uyması için inceleme ve bakım konusu olan kişi (öğrenci) ya da aile (ana-baba). yakınma konusu olan ve çözümü beklenilen sorun. Sokmak. Tuhaf tip. Hukuksal olay. Husus. Filmlerin taşınmasında kullanılan, yangına karşı korumalı, genellikle madenden ya da üzeri maden levhayla örtülü kap.
Kind : Nevi. İnce. Tür. Takım. Yürekten. Cins. Nazik. Müşfik. İyi. Sevecen.
Edition : Basım. Yayım. Nüsha. Sürüm. Baskı. Kağıt, kumaş vb. üzerine birtakım kalıplardan yararlanarak elle, özel aygıt ya da makine ile yazı, resim, bezeme vb. basma işi. aynı kalıplarla aynı biçimde yapılan basım sonucu ortaya çıkan ürünler. bk. ikinci (üçüncü, dördüncü...) basım, yeni basım, gözden geçirilmiş yeni basım. Yayın. Bir yapıtın aslından çoğaltma ile elde edilen sayılarının hak iyesinin izniyle satışa çıkarılması, dağıtımı ya da başka bir yolla satışa çıkarılmasıyle kamuya sunulması. Baskı (dergi, kitap vb).
Breed : Soy. Çiftleşmek. Doğurmak. Sebep olmak. Damızlık olarak beslemek. Büyütmek. Cins. Eğitmek. Tür. Üretmek.
Written : Yazılı. Tahriri. Yazıya dökülmüş.
Sort : Çözümlemek. Sınıflamak. Sıralamak. Ayırmak. Çeşit. Ayıklamak. Bölümlemek. Öğeleri, belirlenmiş ölçütlere göre öbeklere ayırmak. ayıklamak bir düzenlemeyi gerektirir ama zorunlu olarak bir sıralamayı gerektirmez; öbekler herhangi bir biçimde düzenlenebilir, bk. sıralamak. Cins. Kimse.
Authored : Başlayan. Yazılan. Başlatılmış.
Typed synonyms : nature, grownup, worded, eccentric, typewritten, variety, character, form, version, adult.
Typed zıt anlamlı kelimeler, Typed kelime anlamı
Antitype : Olacağı önceden işaret edilen olay. Olacağı önceden ima edilen olay.
Juvenile : Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler. Çocuksu. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırdığı rol. Genç. Juvenil. Olgunlaşmamış. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırabileceği rol. Gençlere özgü. Çocuk.

Bu kısımda Typed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Typed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Typed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Typed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.