Typesetting türkçesi Typesetting nedir

  • Dizgicilik.
  • Yazdırılacak şekilde ayarlama işlemi.
  • Dizim.
  • Teksin yazdırılmak için düzenlenmesi.
  • Harf dizgi işlemi.
  • Dizgi.
  • Damga dizme.
  • Dizme.

Typesetting ingilizcede ne demek, Typesetting nerede nasıl kullanılır?

Typesetting machine : Yazdırma işleminden önce yazma tipini düzenleyen makina. Yazıcı. Dizgi makinesi.

Typesetting system : Karakter dizici sistem.

Computer aided typesetting : Bilgisayar destekli dizgi.

Mathematical typesetting : Matematiksel yazı karakteri.

Phototypesetting : Film ile dizmek.

Typesetter : Metin dizici. Dizgi makinesi. Dizici. Dizmen. Mürettip. Dizgici. Karakter dizicisi.

Typeset : Karakter dizisi. Yazdırmak için oluşturmak (baskı, yazdırma). Yazı şeklinde ayarlamak. Karakter dizmek. Basmak için oluşturmak. Dizgi yapmak. Yazı dizgisi.

Typesetters : Karakter dizicisi. Dizgi makinesi. Dizmen. Dizgici. Metin dizici. Mürettip. Dizici.

Teletypesetter : Otomatik harf dizici. Teletipsetter. Uzaktan yazı dizme makinesi.

Typesets : Karakter dizmek. Yazı şeklinde ayarlamak. Yazı dizgisi. Yazdırmak için oluşturmak (baskı, yazdırma). Dizgi yapmak. Karakter dizisi. Basmak için oluşturmak.

İngilizce Typesetting Türkçe anlamı, Typesetting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Typesetting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Syntagm : Sıralama. Sentagma.

Arrayal : Giyim. Giydirme. Sergi. Gösterme. Kıyafet. Oluşum. Tertip etme.

String : Sıra halinde gitmek. Aldatmak. Halk arasında sicim adı verilen katransız kendirden yapılan kınnap. Dizi. Düzenlemek. Tel. Sicim. Dizmek. Takmak (tel, ip).

Marshalling : Uçağın park pozisyonuna yanaştırılması. Manevra. Sıraya koyma. Ayırma. Sıraya dizme. Tanzim etmek. Sıralama. Hizaya sokma. Varışta ve kalkışta yer göstericilik.

Juxtaposition : Birbirine yakın koyma. Birbirine yakın bulunma. Yanyana bulunma. Aralarında kimyasal bir kaynaşma olmaksızın, bilinen öğelerin yanyana konulması (bu durumda belge verilmez, çünkü bir bulgu söz konusu değildir). Karşıtlık yaratma amacıyla bir araya getirme. Yanyana bulundurulma. Yan yana koyma. Yanyana koyma. Birbirine yakın bulundurma. Bitişik olma.

Marshaling : Manevra. Dizmek. Hizaya sokma. Sıralama. Sıraya koyma. Tanzim etmek. Varışta ve kalkışta yer göstericilik. Sıralamak. Sıraya dizme. Uçağın park pozisyonuna yanaştırılması.

Composing : Düzme. Dizgi ile ilgili. Rahatlatıcı. Yatıştırıcı. Oluşturan. Birleştirme. Oluşturma.

Coordinating : Bağdaştırıcı. Düzenleyen. Sıralama. Düzenleyici. Düzenleme.

Arranging : Diziliş. Hazırlama. Sıralatma. Uydurma. Düzme. Düzenleyim.

Compositions : Bileşim. Beste. Eserdeki düzeltme. Nitelik. Anlaşma. Kompozisyon. Derleme. Yapı. Bileştirme.

Typesetting synonyms : file, triplet, codons, codon, settings, setting, arrayals, composition, juxtapositions.

Typesetting ingilizce tanımı, definition of Typesetting

Typesetting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or art of setting type.