Dizgi nedir, Dizgi ne demek

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Damgalar ya da fiziksel öğeler gibi nesnelerin doğrusal bir dizisi,

Bilimsel terim anlamı:

basımcılık: Basım için harfleri dizme işlemi.

İngilizce'de Dizgi ne demek? Dizgi ingilizcesi nedir?:

string, setting up of type, composition

Fransızca'da Dizgi ne demek?:

prescription

Dizgi anlamı, tanımı:

Dizgi yeri : Dizgi işlerinin yapıldığı yer, mürettiphane.

Dizgici : Basımevinde dizgi işiyle uğraşan kimse, mürettip.

Dizgicilik : Dizgicinin yaptığı iş, mürettiplik.

Dizgin : Gemin uçlarına bağlanarak hayvanı yöneltmeye yarayan kayış.

Dizgin boşaltmak : Atı hızlı bir biçimde sürmek.

Dizgin vurmak : Ata dizgin bağlamak.

Dizgine gelmek : Düzelmek, belli bir disipline ve sisteme girmek.

Dizginini çekmek : Birinin aşırı davranışlarına engel olmak.

Dizginini kesmek : Üzerindeki baskıyı artırmak.

Dizginlemek : Birinin aşırı davranışlarını önlemek. Ata dizgin takmak veya atı yürütmek için dizginini oynatmak.

Dizginlenme : Dizginlenmek işi.

Dizginlenmek : Dizginleme işi yapılmak veya dizginleme işine konu olmak.

Dizginleri ele almak : İşi kendisi yönetmeye başlayarak.

Dizginleri ele vermek : Başkasının yönetimini kabullenmek.

 

Dizginleri gevşetmek : Birinin üzerindeki baskıyı azaltmak.

Dizginleri koparmak : Her türlü bağ ve baskıdan kurtulmak.

Dizginleri salıvermek : Başıboş bırakmak.

Dizginsiz : Aşırı olan, ölçüsüz. Dizgini olmayan.

Basım : Bası işi, tipografi. Basımcılık.

Harf : Dildeki bir sesi gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlerden her biri, kod.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Satır : Et kesmeye, kemik kırmaya yarayan ağır ve enli bir bıçak türü. Bir sayfa üzerinde yan yana gelen kelimelerden oluşan ve alt alta sıralanmış her bir dizi.

Sayfa : Konu. Üzerine yazı yazılan veya basılan bir kâğıt yaprağın iki yüzünden her biri, sahife. Gazete, dergi vb. yayınlarda özel bir alan için ayrılmış bölüm.

Biçim : Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Tarz. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

Düzenleme : Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon. Düzenlemek işi, tertip, organizasyon.

 

Dizgievi : basımcılık: Basımevlerinde dizgi ve düzen işlerinin görüldüğü bölüm.

Dizgin dayak : Kuvvetsiz, bitkin bir durumda yürümeyi anlatır.

Dizgin depretmek : Atı harekete geçirmek

Dizgin eylemek : Atın dizginini bırakmak, başını salıvermek

Dizgin uzatmak : Atı serbes bırakmak, başını salıvermek.

Dizginkale : Ağrı ili, Sarısu bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Dizginleme : Dizginlemek işi.

Dizginlenebilme : Dizginlenebilmek işi.

Dizginlenebilmek : Dizginlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Dizginleniş : Dizginlenme işi.

Dizgi ile ilgili Cümleler

  • Tom, lütfen kendini dizginle.
  • Yaşamımda dizginleri ele almam için bu gereksiz algılardan kurtulmam lazım.
  • Tom'u dizginlemeye çalışıyorlar.
  • Jim'e kendini çok fazla içmekten dizginlemesini söyledim.
  • Altın dizginler daha iyi bir at yapmazlar.
  • Kendimi dizginleyemedim.
  • Birçok dizgi hatası bulundu.

Diğer dillerde Dizgi anlamı nedir?

İngilizce'de Dizgi ne demek? : adj. typographic, composing

n. composition

Fransızca'da Dizgi : composition [la]

Almanca'da Dizgi : n. Aufbau, Ordnung, Reihenfolge

Rusça'da Dizgi : n. порядок (M), расположение (N), набор (M)