Syntagm türkçesi Syntagm nedir

Syntagm ingilizcede ne demek, Syntagm nerede nasıl kullanılır?

Syntagmatic : Dizimsel. Sentagmatik.

Syntagmatics : Dizimbilim.

Syntactic : Sözdizimi kuralları ile ilgili. Sentaktik. Tümcebilimsel. Sözdizimsel.

Syntactic category : Sözdizim kategorisi.

Syntactic error : Sözdizimi hatası. Sözdizim hatası. Sözdizimsel hata. Dizimsel hata.

Syntax check : Sözdizimi denetimi.

Syntactic language analysis : Sözdizimsel dil çözümlemesi.

Syntax analysis : Sözdizimsel analiz.

Syntactical : Sözdizimine ait. Sözdizimi kuralları ile ilgili. Sözdizimsel.

Syntax error : Sözdizim hatası. Yazım hatası. Sözdizimi hatası. Bir kaynak izlencede, dilin sözdizim kurallarına aykırı olarak kullanılmış herhangi bir öğe. sözdizim yanlışı izlence derlenirken derleyicide bulunan yanlış yakalama yordamlarınca saptanır, derleme listesinde, yanlış türünü belirten bir yorumla birlikte gösterilir. içinde bir tek sözdizim yanlışı bile bulunan bir kaynak izlencedeki belirsizlik nedeniyle derleme sonuçlandırılmaz, derleyici, izlence listesi döküldükten sonra, amaç izlenceyi üretmeden, düşer. Sözdizim yanlışı. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.

İngilizce Syntagm Türkçe anlamı, Syntagm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Syntagm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Constituent : Bir örüntü içinde örgütlenmiş alt öğe. Öğe. Kurucu öğe. Kurucu. Oluşturan parçalardan her biri. Bileşen. Seçmen. Oluşturan. Unsur. Kurucu unsur.

Conjoin : Birleşmek. Bitiştirmek. Bağlamak. Bitişmek. Bağlanmak. Birleştirmek.

Alignments : Gruplaşma. Hizalanma. Uyuşma. Sıra. İşbirliği yapma. Hiza.

Course : Köpekle kovalamak (av). Tabak. Akmak. Kurs. Yön. İzge. Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol. Resmi ya da özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda birtakım bilgi, beceri ve davranışlar kazandırmak amacıyla düzenlenen ve kısa süreli derslere dayanan eğitim etkinliği. Pist. Dökülmek.

Gradation : Dizillenme. Kerteleme. Bir oyunun duygu, akımında yükselme, artma. Bir ölçüm sürekliliğinin uç ya da ana konumlar arasındaki çeşitlenmeleri gösterecek biçimde altbölümlere ayrılması. Olay dizisindeki duygu akımının yavaş yavaş yükselmesi, artması. Derece derece değişme. Merhale. Derecelenme. Sınıflandırma. Boylanma.

Collocation : Birlikte kullanım. Eşdizimlilik. Yan yana olma. Tanzim. Aynı yerde tertip. Birliktelik. Yan yana tanzim. Düzenleme. Sıraya koyma.

Collocations : Birliktelik. Düzenleme. Yan yana tanzim. Birlikte kullanım. Tanzim. Aynı yerde tertip. Yan yana olma. Eşdizimlilik.

Word string : Kelime dizisi.

Alinement : Hiza. Hizalama eylemi. Ayarlama. Sıralanmış olma durumu.

Grading : Derece vermek. Set. Mamul malın çeşitlere göre sınıflara ayrılması. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ürünün sınıflara ayrılması. Ayırma. Tesviye. Sınıflandırma. Kümeleme. Dereceleme.

Syntagm synonyms : linguistic string, grammatical constituent, syntagma, string of words, classification, arrangement, coordinating, gradations, marshaling, file, typesetting, conjoins, juxtaposing, alignment.