Typical türkçesi Typical nedir
- Ayırıcı.
- Tipine özgü.
- Normal.
- Karakteristik.
- Tam (anlamıyla).
- Genel kullanımdaki.
- Özgü.
- Kendine özgü.
- Özgün.
- Tipik.
Typical ile ilgili cümleler
English: A typical Bavarian breakfast consists of white sausage, wheat beer and pretzels.
Turkish: Tipik Bavyera kahvaltısı beyaz sosis, buğday birası ve tuzlu krakerden oluşmaktadır.
English: Ali doesn't act like the typical college professor.
Turkish: Ali tipik bir üniversite profesörü gibi davranmaz.
English: Ali is a typical Canadian man.
Turkish: Ali tipik bir Kanadalı adam.
English: Ali is a typical Canadian.
Turkish: Ali tipik bir Kanadalı.
English: "He didn't call the entire day, and when he came home late in the evening, he asked me to leave him alone." "How typical of Tom."
Turkish: "O bütün gün aramadı, ve akşamleyin eve geç geldiğinde, o onu yalnız bırakmamı istedi." "Tom ne tipik."
Typical ingilizcede ne demek, Typical nerede nasıl kullanılır?
Typical balance sheet : Sayışımlarda yer alacak borçlu ve alacaklı öğelerin önceden tanımlanması ve belirli bir duruma getirilmesi koşulu ile düzenlenen dengelem. Örnek dengelem.
Typical example : Tipik örnek.
Typical sign : Belirli hastalıklar veya belirli işlev bozuklukları için özellikle karakteristik olan fakat istisnasız olmayan belirtiler. Tipik belirti.
Be typical of : Tipik örneği olmak.
Non typical cell : Tipik olmayan hücre. Atipik hücre.
Typically : Tipik olarak. Umumiyetle. Sıklıkla. Tipik derecede. -'a özgü bir tarzda. Tipik. Genel anlamda. Karakteristik bir tarzda. Alışıla geldik şekliyle. Genellikle.
Allotypically : Allotipik bir halde.
Antitypical : Olacakları söyleme. Önceden tahmin etme.
Typicalness : Özgünlük. Tipiklik. Karakteristik olma.
Archetypical : Prototip özellikleri olan (ilk örnek, prototip, numune). Numune olarak. Prototipik.
İngilizce Typical Türkçe anlamı, Typical eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Typical ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Specifical : Özel. Özgül. Özellikli. Belirli. Spesifik. Belli.
Specific : Kendine has. Özdeşleşmiş. Açık. Muayyen. Özel. Belirli. Belli. Özel ilaç.
Disconnector : Seksiyoner. Ayırma şalteri. Horoz mandalı.
Typically : Alışıla geldik şekliyle. Genellikle. Tipik derecede. -'a özgü bir tarzda. Tipik olarak. Genel anlamda. Umumiyetle. Karakteristik bir tarzda. Sıklıkla.
Dissolutive : Ayrılmaya neden olan. Parçalara ayırıcı.
Incidental : Arızi. Küçük. İsteğe bağlı. Bağlı. Önemsiz olay. Tesadüfen meydana gelen. Küçük ve önemsiz. Olası. Tesadüfi.
Modal : Kip. Makamla ilgili. Model. Kalıcı. Şekilsel. Kip belirteci. Kipsel. Kiplik. Kiplerle ilgili.
Normative : Kuralcı. Düzgülü. Normatif. Örneğe ait. Düzgüsel. Örnek oluşturan.
Data : Bir gözlem ya da ölçülere ilişkin olarak verilmiş değerler. Bir araştırmanın temeli olan ana öge. Bilgisayar, bilişim, ekonomi, fizik, kimya, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Girdi. Deneysel ölçme sonucu bulunan nicelik ya da sayı. Bilgiler. Veri. Bir gözlem yordamı ya da ölçme aracıyla elde edilmiş ve çeşitli düzeylerde işlenerek çözümlenmiş bilgi gereci. Olgu, kavram ya da komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimsel ve uzlaşımsal bir gösterimi. elverişlilik, kişiler ya da özdevimli makinelerle iletişim, yorum ya da işleme uygunluk biçiminde düşünülür, bk. bilgi.
Idiosyncratic : Nevi şahsına münhasır. Özel bir hale ait. -nin karakteristiği. İdiyosinkratik. Özel durumla ilgili. -e özgü. Kendine has. Özel durumla ilgili, özel duruma ait olan.
Typical synonyms : regular, classificator, sole, characteristic, typified, significative, individual, unique, up to par, genuine, no great shakes, authentic, delimiter, true, discriminatory, novel, classifiers, naturals, orthonormal, typicality, one of a kind, dispersive, endemic, idiocratic, dialyzer, inventive, emblematic, discriminator, plain type, peculiar, characteristical, classic, normals.
Typical zıt anlamlı kelimeler, Typical kelime anlamı
Atypical : Değişik. Atipik. Başka. Alışılmamış. Atipikal. Tipik olmayan. Düzensiz, değişik, değişken, tipik olmayan, herhangi bir grup içerisinde değerlendirilemeyen.
Atypicality : Tipik olmama.
Uncharacteristic : -e özgü olmayan. Tipik olmayan. Karakteristik olmayan. Kendine özgü olmayan.
Typical ingilizce tanımı, definition of Typical
Typical kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of the nature of a type. Prefigurative. Representing something by a form, model, or resemblance. Emblematic.

Bu kısımda Typical kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Typical ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Typical anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Typical ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.