Töngümen nedir, Töngümen ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çok genç, toy.

1.Üç ya da beş yaşında çocuk.

[Bakınız: töngemen].

Töngümen kısaca anlamı, tanımı

Töngü : Küçük tepe, tümsek. Tırpanla ekin biçenlerin korumak için sol ayaklarına bağladıkları ot bağlamı. 1.Doğal ya da yapma yığıntılar, tepeler. [Bakınız: tombu]. Süprüntü

Töngemen : 1.Bencil, şımarık 2.Toplumsal yaşamdan hoşlanmayan, yalnızlığı seven. 3.Çok genç, toy. Küçük çocuk. Küçük, ufak.

Töngeme : Çok genç, toy.

Yaşın : Işık, parlaklık. Şimşek. Gizli.

Tönge : Tırpanla ekin biçenlerin korumak için sol ayaklarına bağladıkları ot bağlamı. İnat. 1.Bazlama. 2.Mayasız hamurdan yapılan çörek. Kısa boylu, şişman. Tırpanla ekin biçerken çıtnık otundan deste yapılarak ayağa sarılan ve ekini yerden toplayan ilkel alet. Ekin biçimi sırasında ayakta toplanarak oluşturulan ekin destesi. Dereköy Uluborlu Isparta; Gücünkaya Aksaray Niğde).

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

 

Yaşı : Küçük çocuklarda, pislikten oluşan bir deri hastalığı.

Çocu : Çocuğu.

Genç : Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Toy : Gençliği sebebiyle görgüsüz ve beceriksiz olan. Toygillerden, böcek ve tane ile beslenen, eti için avlanan, kızıl tüylü bir kuş (Otis tarda). Deneyimsiz, acemi, çaylak. Ziyafet.

Beş : Dörtten sonra gelen sayının adı. İlkokul. Dörtten bir artık. Bu sayıyı gösteren 5 ve V rakamlarının adı.

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

Ya : "Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.

 

Diğer dillerde Tozlayıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Tozlayıcı ne demek ? : pulverizer