Töngü nedir, Töngü ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Küçük tepe, tümsek.
Tırpanla ekin biçenlerin korumak için sol ayaklarına bağladıkları ot bağlamı.
1.Doğal ya da yapma yığıntılar, tepeler.
[Bakınız: tombu].
Süprüntü.
Töngü anlamı, kısaca tanımı
Töngül : Yaramaz (kız çocuğu için). Püskül : Arkasından töngülleri sarka sarka gidiyor. Kiraz, vişne ve benzerleri meyvelerin daldaki kümeleri
Töngül töngül : Yaşlılıktan, güçsüzlükten yavaş ve sendeleyerek yürüme için.
Töngüldemek : Zıplayarak yürümek, koşmak. Yuvarlanmak. Kocamak, yaşlılıktan güçsüzleşmek. [Bakınız: tingildemek]. [Bakınız: töngelenmek]. Yaşlı kimse ağır ağır yürümek. Yaşlılıktan boynu çöküp omuzları çıkmak, kamburlaşmak.
Töngüllemek : Kocamak, yaşlılıktan güçsüzleşmek.
Töngümen : Çok genç, toy. 1.Üç ya da beş yaşında çocuk. [Bakınız: töngemen].
Töngürdemek : Atlamak.
Töngürlemek : Kocamak, yaşlılıktan güçsüzleşmek.
Süprüntü : Temizlik yapıldığında toplanan toz ve çöp, çer çöp. Bayağı, aşağılık şey ya da kimse.
Korumak : Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.
Yığıntı : Bir araya yığılmış şeyler kümesi.
Tepeler : Ardahan ilinde, Yalnızçam bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Tümsek : Küçük tepe, tüm, tümbek. Çıkıntılı yer, kabarıklık, şişkinlik.
Tırpan : Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak. Güreşte devirmek amacıyla rakibin ayak bileklerine hızla ayak vurarak yapılmış olan bir oyun.
Koruma : Korumak işi. Can güvenliğinin tehlikede olduğu düşünülen bir kimseyi saldırılardan korumak üzere görevlendirilmiş kişi, koruma görevlisi. Bankacılık alanında, bir malda veya bir menkulde gelecekte ortaya çıkacak fiyat değişikliklerine karşı korunmak amacıyla vadeli bir sözleşme yapılması.
Bağlam : Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.
Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).
Yığın : Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.
Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).
Tepel : Biçilen ot ya da ekin bağlamı. Alnında ak leke olan (inek, öküz ve benzerleri hayvanlar): Bizim tepeli bulamıyorum. Ot yığını. Bir şeyin en üstteki kısmı. Küçük dağ.
Tombu : Küçük tepe, tümsek.
Diğer dillerde Tozlayıcı anlamı nedir?
İngilizce'de Tozlayıcı ne demek ? : pulverizer

Bu kısımda Töngü nedir? Töngü ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Töngü tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Töngü hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.