Uçun nedir, Uçun ne demek

  • Bayrağın uçkurluk karşısındaki kenarı

Yerel Türkçe anlamı:

İçin.

İçin.

İçin.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Özdecikleri ya da öğecikleri erkince devinebilen ve bulunduğu oylumu tam olarak dolduran özdek halleri.

İngilizce'de Uçun ne demek? Uçun ingilizcesi nedir?:

gas

Uçun kısaca anlamı, tanımı:

Uçkurluk : Uçkur geçirmeye yarayan çubuk. Bayrağın arka kenarında bulunan ve içinden ip geçirilip tutturulan beyaz bezden kenarlık. Uçkur geçirilen katlanmış kenar.

Kenar : Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri. Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Yan.

Uçun arıtımı : Işıtaçlarda kullanılacak tellerin ya da kaplanacak metal yaprakların ısıtalarak, soğurulmuş uçundan arıtılması.

Uçun basıncı : Bir uçun özdeciklerinin içkide bulundukları kabın çeperlerine çarparak uyguladıkları, birim yüzey başına itme kuvveti tutarı.

Uçun basıölçeri : Uçunların basıncını ölçmekte kullanılan bir aygıt.

Uçun değişmezi : Uçunların pV=nRT hal denklemine giren R=8, 31 joule/ der. mol değişmezi.

Uçun dirik bilgisi : Uçunların akış ve devinim özelliklerini inceleyen doğabilim dalı.

 

Uçun soğutumlu tepkileşimlik : Soğutucusu uygım seçilmiş bir uçun olan çekirdek tepkileşimliği.

Uçun yasaları : Boyle-Mariotte yasası ve bunun daha geliştirilmiş olanlarının deyimlediği gibi uçunların halini belirten basınç, oylum ve sıcaklık nicelikleri arasındaki bağıntılar.

Uçundurmak : (kimya)

Uçunların devim kuramı : Uçunları oluşturan özdeciklerin ya da öğeciklerin, kendi aralarında ve bulundukları kabın çeperleri ile çarpışmalarından yola çıkarak uçun yasalarını ve ısıl erkenin yapısını açıklayan kuram.

Uçunlaşım : Sıvı evre oluşmadan, katıdan uçun haline geçiş.

Diğer dillerde Uçun anlamı nedir?

İngilizce'de Uçun ne demek? : [uç] n. tip, point, extremity, end, the extreme, apex, bit, cusp, pole, tab, tail, terminal, toe, top

v. fly, wing, evaporate, fade, barrel, flush, freak out, sail, soar