Ultimatum türkçesi Ultimatum nedir

Ultimatum ile ilgili cümleler

English: She told me that if I don't stop smoking she's going to dump me. Sounds like an ultimatum to me!
Turkish: Sigarayı bırakmazsam beni terk edeceğini söyledi. Bana bir ultimatom gibi görünüyor!

Ultimatum ingilizcede ne demek, Ultimatum nerede nasıl kullanılır?

Deliver an ultimatum to : Ültimatom vermek.

The ultimatum has expired : Gereklilikleri yerine getirmek için verilen süre tükendi. Ültimatomun süresi doldu.

Upon expiration of the ultimatum : Daha önceden belirlenen zaman geçtiğinde. Ültimatomun sona ermesiyle. Ültimatomun bitmesi ve geçersiz hale gelmesiyle.

Ultimatums : Ültimatom. Benimsetme bildirisi.

Ultimata : Ültimatom.

Ultimate authority : En yüksek otorite. Son kararı veren kimse vey şey.

Ultimate beneficiary : En yüksek hak sahibi. En son hak sahibi. Bölündüğü zaman bir güven fonunun alıcısı.

Ultimate consumer : Son tüketici. Nihai tüketici. Nihai müstehlik.

Ultimate disposal site : Kesin depolama alanı. Radyoaktif artıkların başka yere taşınmamak üzere kesin olarak depolandığı denetimli alan.

Ultimate band list : En son müzik listesi. Ubl. Müzik grupları ve müzik hakkında bilgi sağlayan geniş bir internet sitesi (konserler, albümler vb).

İngilizce Ultimatum Türkçe anlamı, Ultimatum eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Ultimatum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Demand : Talepte bulunmak. Gerektirmek. Hak iddia etmek. Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sormak. Rağbet. İstek. Bir piyasadaki tüketicilerin bir mal ya da hizmete yönelik satınalma gücüyle desteklenmiş istek, niyet ve davranışları. Kişinin alıcının mal isteminde bulunması. sataktan mal alımı için yapılan isteklerin tümü. İstem.

Ultimatum synonyms : ultimatums, ultimata.

Ultimatum ingilizce tanımı, definition of Ultimatum

Ultimatum kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A final proposition, concession, or condition. The most favorable terms a negotiator can offer, the rejection of which usually puts an end to the hesitation. Especially, the final propositions, conditions, or terms, offered by either of the parties in a diplomatic negotiation.