Umbrae türkçesi Umbrae nedir

  • Güneş lekesinin karanlık ortası.
  • Tam gölge (güneş tutulması).

Umbrae ingilizcede ne demek, Umbrae nerede nasıl kullanılır?

Penumbrae : Yarı gölge.

Umbra : Kötek. Taşlevreği. Film üzerindeki görüntüde, objeyi sınırlayan alan. Gölgelik. Bir güneş lekesinin iyice kara gözüken iç parçası. Gölgeli alan. Gölge. Minakop balığı. Minakop. Minekop balığı.

Umbrage : Ağaç gölgesi (şiir). Küskünlük. Gölge yapan şey (ağaç). Gölge. Gücenme. Alınma. İçerleme.

Umbrageous : Kuşkulu. Gölgelik. Şüpheli. Gölgeli. Alıngan.

Umbrages : Gölge. Alınma. Ağaç gölgesi (şiir). İçerleme. Gücenme. Gölge yapan şey (ağaç).

Adumbrated : Anıştırmak. Taslağını çizmek. Hissettirmek. İma etmek. Sezdirmek. Dokundurmak. Kinayeli kinayeli konuşmak.

Give umbrage : Gücendirmek.

Adumbrating : Anıştırmak. İma etmek. Kinayeli kinayeli konuşmak. Hissettirmek. Dokundurmak. Taslağını çizmek. Sezdirmek.

Adumbrate : Taslağını çizmek. Anıştırmak. Kinayeli kinayeli konuşmak. Hissettirmek. Sezdirmek. İma etmek. Dokundurmak.

Adumbrates : Anıştırmak. Kinayeli kinayeli konuşmak. Hissettirmek. Taslağını çizmek. İma etmek. Dokundurmak. Sezdirmek.

İngilizce Umbrae Türkçe anlamı, Umbrae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Umbrae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Address : Nutuk çekmek. Kendini bir işe adamak. Söylev. (sorunların) üzerine gitmek. Birincil ya da ikincil bellekte, bir verinin bulunduğu yeri ve bu yere nasıl erişilebileceğini tanımlayan veri. genellikle, özdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan veri. erişki sözcüğü de kullanılabilir. Söz yöneltmek. Adres yazmak. Hitap etmek. Söylev vermek.

Encompass : Neden olmak. Çevrelemek. Kapsamak. Kumpas kurmak. Örtmek. Kaplamak. Sarmak. Çevirmek. Çevresini sarmak. Etrafını çevirmek.

Clinch : Yakın dövüş. Halletmek. Sıkı tutmak. Sıkıştırmak. Perçinlemek. Sıkı tutma. Sarılma. Boks birbirine sarılmak. Yapışmak. Kucaklaşma.

Handle : Kıvırmak. Geçinmek. Eline almak. İdare etmek. Kullanmak. Başa çıkmak. Yumuşacık olmak. (meseleyi) ele almak. Ele almak. Kulp.

Comprehend : İhtiva etmek. Bilincine varmak. Algılamak. İçine almak. Kavramak. Kapsamak. Anlamak. -i anlamak. -in esasını kavramak. İdrak etmek.

Clasp : Kenetlenmek. Sarmak. Sıkı sıkı tutma. Sarılmak. Tutmak. Sımsıkı tutmak. Bağlamak. El sıkışmak. Kopçalamak. Kopça.

Cover : Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. İçermek. Korumak. Örtü. Kapak. Kapsamak. Bastırmak. Örtmek. Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar. İnanca. kağıt para karşılığı değerli maden. herhangi bir nesnenin karşılığı olan para.

 

Hug : Koçmak. Sarmak. Kıyıdan gitmek. Kucaklamak. Sarılmak. Sımsıkı tutmak. Bağrına basma. Bağrına basmak. Yakınından geçmek. Dört elle sarılmak.

Cuddle : Kucaklama. Kucaklaşmak. Sarılmak. Kucaklamak. Sarılma. Kucağına alıp okşamak. Sokulmak (birbirine). Birbirine sokulmak. Sarılıp yatma.

Interlock : Bağlantı. Birbirine bağlamak. Kilitleme. İç içe geçmek. Birbirine kenetlemek. Kilitlemek. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bağlamak. Kenetlemek. Birbirine bağlama.

Umbrae synonyms : plow, lock, treat, deal, squeeze, include, bosom.

Umbrae zıt anlamlı kelimeler, Umbrae kelime anlamı

Unclasp : Açmak (toka). Bırakmak (sıkılan eli). Bırakmak (el). Açmak (tokayı).

Exclude : İçeri almamak. Dışarıda bırakmak. Saymamak. Dahil etmemek. Dışlamak. Kovmak. Kapsamdan çıkarmak. Hesaba katmamak. Hariç tutmak. Önlemek.