Unconstraint türkçesi Unconstraint nedir
- Serbestlik.
- Sıkılmazlık.
Unconstraint ingilizcede ne demek, Unconstraint nerede nasıl kullanılır?
Unconstrained : Açık. Teklifsiz. Serbest.
Unconstrained indirect estimator : Kısıtsız dolaylı tahminci.
Unconstrained objective function : Kısıtsız amaç fonksiyonu.
Unconstricted : Kısıtlı olmayan. Sınırsız. Dar olmayan. Sınırlı olmayan. Kıt olmayan.
Unconstructed : Yapılmamış. İnşa edilmemiş.
Unconstructive : Gelişimi desteklemeyen. Yapıcı olmayan.
İngilizce Unconstraint Türkçe anlamı, Unconstraint eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Unconstraint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Exemption : Muaf bırakma. Gerçek ve tüzel kişilerin belli koşullar altında kısmen veya tamamen vergi, harç gibi yükümlülüklerin dışında tutulması. İstisna. Af. Bazı gerçek ve tüzel kişilerin ya da bir bölüm özdeklerin ve malların yasalarla vergi, ödentilerden sürekli ya da geçici olarak bağışık tutulması. belirli bazı olaylarda güvencecinin görülen dokunca karşılığını ödemekle yükümlü tutulmaması. Çürüğe ayırma. Muafiyet. Hukuk, gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yurda kesin olarak sokulan bir malı, yasaların gümrük vergisine bağlı tutmaması, a. bk. gümrük bağışıklığı.
Leisure : Fırsat. İşçinin çalışma süresinin dışında kalan zamanı. Serbest zaman. Tatil. Acelesi olmama. Boş zaman aktivitesi. Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır. Boş zaman. Uyumak, yemek ve çalışmak için ayrılan zamanın dışında kalan zaman. dinlenmeye, gezmeye ve eğlenmeye ayrılan zaman.
Looseness : Hoppalık. Oynaklık. Hafiflik. Bolluk. Düzensizlik. Boşluk. Gevşeklik. Salıntı. Düşüklük.
Permissiveness : Özgürlük. Fazla sıkı olmama. İsteğe bağlı olma.
Unrestraint : Sınırsızlık. Denetimsizlik.
Wantonness : Ahlaksızlık. Kötü niyet. Amaçsızlık. Hafif meşreplik. Lakayıtlık. Sebebsizlik. Gereksizlik. Düşüncesizlik. Art niyet. Sebepsizlik.
Latitudes : Bölge. Paralel. Özgürlük. Tolerans. Hoşgörü. Enlem.
Abandon : Boşlamak. Başından atmak. Terk etmek. Tehire salmak. Koyup gitmek. Başlı-başına koymak. Dayandırmak. Taşkınlık. Çıkıp gitmek. Durdurmak.
Liberalities : Cömertlik. Liberallik. Özgürlükçülük. Geniş görüşlülük. Eliaçıklık. Eli açıklık.
Liberality : Cömertlik. Eliaçıklık. Özgürlükçülük. Liberallik. Eli açıklık. Geniş görüşlülük.
Unconstraint synonyms : lankness, liberty, obstreperousness, freeness, leisureliness, independence, brazenness, laxation, leisures, latitude.
Unconstraint zıt anlamlı kelimeler, Unconstraint kelime anlamı
Restraint : Tutma. Baskı. Dizginleme. Kendine hakim olma. Kısıtlama. İtidal. Çekinme. Kendini zaptetme. Sınırlama. Kaçınmak (cinsel ilişkiden).
Unconstraint ingilizce tanımı, definition of Unconstraint
Unconstraint kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Freedom from constraint. Ease.

Bu kısımda Unconstraint kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Unconstraint ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Unconstraint anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Unconstraint ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.