Under the table türkçesi Under the table nedir

Under the table ile ilgili cümleler

English: Ali bent down to look under the table.
Turkish: Ali masanın altına bakmak için eğildi.

English: Ali drank Mary under the table.
Turkish: Ali Mary'yi içki içmede gölgede bırakır.

English: Ali hid under the table.
Turkish: Ali masanın altına saklandı.

English: A cookie is under the table.
Turkish: Bir kurabiye masanın altındadır.

English: Ali hid himself under the table.
Turkish: Ali kendini masanın altına sakladı.

Under the table ingilizcede ne demek, Under the table nerede nasıl kullanılır?

Under : Bağlı. Aşağısına. -den eksik. Altında. Alt. Altına. Aşağıda. Altından. Taşıyıcı. -den az.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Table : Tartışmaya sunmak. Göstermek. Tasarıyı müzakereye sunmak. Her öğesi, hiçbir belirsizlik söz konusu olmadan bir ya da birkaç dizin sayısı ile belirtilebilen bir veri dizisi. Masaya koymak. Üzerinde masatopu oynamağa yarayan, uzunluğu 274 cm., genişliği 152,5 cm., yerden yüksekliği 76 cm. olan, üstü koyu donuk boyalı, kenarlarına oyun alanını belirten 2 cm. kalınlığında beyaz çizgiler çekilmiş masa. Keste. Yemek. Sunmak. Listeye geçirmek.

 

Drink somebody under the table : İçkiye daha dayanıklı olmak.

Under the aegis of : Koruyuculuğunda. Himayesinde veya desteği ile.

Under the egis of : Koruması altında.

Under the counter : El altından. Saman altından. Yasadışı. Merdiven altı (üretim vb). Sinsi sinsi. Gizlice.

Under the circumstances : Bu nedenlerden dolayı. Bu durum karşısında. Öyle ise. Hal böyle olunca. Şartlar altında. Bu durumda. O halde. Belirli sebepler yüzünden. Bu şartlar altında.

Under the belt : Müsade edilmeyen bir şekilde. Bel altı. Kemer altı. Kanun dışı olarak.

Under the care of : Himayesinde. Bakımı altında.

İngilizce Under the table Türkçe anlamı, Under the table eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Under the table ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clandestinely : Gizlice. Gizli saklı.

Clandestine resistance : Yeraltı direnişi. Yeraltı.

Furtive : Sinsi. Kaçak. Kaçamaklı. Suçlu izlenimi uyandıran. Şüphe uyandıran. Hırsızlama. Kaçamak.

Clandestine : Mahrem. Hafi. Gizli saklı. El altından yapılan. Gizli kapaklı. Gizli yapılan. Saklı.

On the sly : Sezdirmeden. Gizli gizli. Sinsice. Fark ettirmeden. Kurnazca. Sinsicesine. Gizlice. Çaktırmadan.

At the back door : Hileyle. Gizlice.

Bacchants : Baküs rahibi. Ayyaş. İçki alemi ile ilgili.

Blotto : Kafası dumanlı. Zilzurna sarhoş. Fitil gibi. Dut gibi sarhoş. Körkütük sarhoş. Dut gibi. Çakırkeyif.

 

Beerier : Bira ile sarhoş olmuş. Bira gibi.

Slily : Şeytanca. Çaktırmadan. Sinsice. Kurnazca. Muzipçe.

Under the table synonyms : secretly, blindest, bcc, besotted, unchartered, surreptitiously, sub rosa, under the counter, bombed, in secret, wildcat, classified, cameras, backdoor, nonlegal, illegally, surreptitious, by devious means, coded, camera, alky, beery, boozer, blathered, anonymous, backstair, behind closed doors, bacchic, bacchant, auricular, blasted, covertly, blind drunk.