Undertaking türkçesi Undertaking nedir

Undertaking ile ilgili cümleler

English: This is a huge undertaking.
Turkish: Bu büyük bir girişim.

English: He accomplished the great undertaking at last.
Turkish: Sonunda büyük bir girişimi başardı.

English: His undertaking failed for lack of funds.
Turkish: Onun taahhütü fon eksikliğinden başarısız oldu.

English: It's a massive undertaking.
Turkish: Bu çok büyük bir girişim.

Undertaking ingilizcede ne demek, Undertaking nerede nasıl kullanılır?

Undertaking letter : Resmi yazılı yükümlülük. Bir kimsenin belirli bir şekilde çalışacağına söz verdiği belge. Taahhüt mektubu.

Business undertaking : Tecim girişimi. Türlü biçimde ekonomik çalışmayı amaç edinen tüzel kişilik.

Commercial undertaking : Türlü biçimde ekonomik çalışmayı amaç edinen tüzel kişilik. Ticari taahhüt. Tecim girişimi.

Dangerous undertaking : Tehlikeli teşebbüs.

Enter into a new undertaking : Yeni bir girişimde yer almak veya yeni bir taahhüt imzalamak. Yeni bir taahhüt altına girmek.

Undertakers : Ölü kaldırıcı. Cenazeci.

Undertake a journey : Uzun bir yolculuğa çıkmak. Uzun bir yolculuğa hazırlanıp çıkmak.

 

Undertaken : Üstlenmek. Yüklenmek. Üstlenilmiş. Garanti etmek. Üstlenilen. Girişmek. Söz vermek.

Undertakings : İşletme. Vaat. Taahhüt. Cenaze kaldırma. Girişim. Girişme. Üstlenme.

Give an undertaking : Vaad etmek. Taahhüt etmek. Taahhüt vermek. Söz vermek.

İngilizce Undertaking Türkçe anlamı, Undertaking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Undertaking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commissive : Yetki veren. Icrai. Yüklenme. Yükümleyici. Aktif.

Cachet : Kapsül. Damga. Kaşe. Saygınlık. Alamet. Mühür. Marka. Hap. Hususiyet. Ayrıcalık.

Essays : Denemeler. Deneme.

Essay : Numune. Yapmaya kalkışmak. Rapor. Yapmaya kalkışma. Tahrir. Denemek. Tecrübe etmek. Deneme. Tecrübe.

Asseveration : Bildiri. Tanığın söylediklerinin gerçek olduğunu vicdanen temin etmesi. Beyan. İddia.

Assignments : Devretme. Sınavlar. Kararlaştırma. Ev ödevi. Tayin. Belirleme. Feragat senedi. Tahsis. Atama.

Task : Yüklemek. Vazife. Ödev. Görev. Külfet. İş vermek. Yormak. Çalıştırmak. Bilgisayarda uygulanacak bir işi oluşturan öğelerden her biri; iş birimi.

Stipulation : Kayıt. Koşul. Şart. Şart koşma. Garanti edilen şey. Şart koyma. Madde.

Business corporation : Anonim veya limited şirket. Ticari işletme. Ticari şirket. Ticari ortaklık. Firma. Şirket. Ticaret şirketi.

Expressions : İfade. İbare. Eda. Yüz ifadesi. Deyim. İfade etme. Anlatım. Tabir.

Undertaking synonyms : piece of cake, risky venture, child's play, no brainer, endurance contest, efforts, embarkment, exploitation, incumbrance, labor, enterprises, asgmt, actuation, avocation, projection, corporate body, committals, bid, prospectuses, launchings, disparities, discrimination, juration, hedging, the assumption, failover, embarkations, guaranties, venture, marathon, encumbrance, faiths, engagement.

 

Undertaking ingilizce tanımı, definition of Undertaking

Undertaking kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of one who undertakes, or engages in, any project or business.