Commissive türkçesi Commissive nedir
Commissive ingilizcede ne demek, Commissive nerede nasıl kullanılır?
Commission : Ismarlama. Görevlendirme. Ismarlamak. Aracı ödeneği. Vazife. Görevlendirmek. Komite. Memur etmek. Talimat. Sipariş vermek.
Commission agent : Acente. Komisyoncu. Başkası adına ticaret yapan şahıs. Alım satım aracısı. Komisyonla çalışan temsilci. Komisyoncu acenta. Komisyonla çalışan acente. Komisyoncu acente.
Commission business : Komisyon işi. Komisyon işleri.
Commission fee : Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine aracılık eden kişiye hizmeti karşılığında işlem tutarının belli bir oranında yapılan ödeme. Komisyon.
Commission merchant : Komisyon için satış yapan kimse. Kendi adına ticari işlem yapan komisyoncu. Komisyoncu. Başkası adına ticaret yapan komisyoncu. Komisyoncu tüccar.
Commission of discipline of the ministry : M.e.b. müsteşarlarının başkanlığında teftiş kurulu başkanı, ilgili genel müdürler ve bakanlık hukuk müşavirinden oluşan, öğretmenler ile öğretmen yetiştiren yüksek okul öğrencilerinin disiplin suçlarını inceleyen komisyon. Bakanlık disiplin komisyonu.
Commission of delivery : Teslim komisyonu. Malın yerine verilmesi sırasında verilen aracılık parası. Yerine verme aracılık parası.
Commission of enquiry : Soruşturma komisyonu. Belirli bir konuyu araştırmak için belirlenmiş olan komisyon.
Commission plan : Komisyon planı. Görev planı.
Commission system of government : Yarkurul dizgesi. Tüm yürütme ve yargı yetkilerinin, seçilmiş bir küçük kurula verilmiş olduğu kent yönetimi biçimi.
İngilizce Commissive Türkçe anlamı, Commissive eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Commissive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Standing committee : Daimi komite. Daimi komisyon. Sürekli komite. Kent başkanının başkanlığında, bir bölümü kent genel kurulunun kendi üyeleri arasından seçilmiş kişilerden, bir bölümü de kent yönetiminin atanmış kimi görevlilerinden, oluşan ve kent genel kurulunun toplanık olmadığı süreylerde onun adına iş gören sürekli kurul. Daimi kurul. Kent yönetim kurulu. Daimi encümen.
Warrantor : Yetkilendiren. Kefil. Garanti veren. Teminat veren. Garanti eden. Garanti eden kimse. Garantileyen. Kefil olan. Garantör.
Commitment : Suç işleme. Söz. Söz verme, zorunluluk, yüklenme. Vaat. Kesin karar. Bağlantı. Havale.
Committee member : Bir komiteye katılan kişi. Komite üyesi. Kurul üyesi.
Fit out : Elbiselerini giymek. Gerekli malzemeler ve ihtiyaç maddeleri ile desteklemek. Gerekli ekipmanlarla donatmak. Elbiselerini karşılamak. Teçhiz etmek. Donatmak. İhtiyaçlarını sağlamak.
Energetic : Enerjiye sahip olan. Dipdiri. Enerji gösteren. Diri. Kuvvetli. Güçlü. Çalışkan. Enerjik. Etkili.
Embarkation : Yükleme işlemi. Binme. Uçağa biniş. Yükleme. Girişme. Gemiye binme. Yük alma. Bindirme. Gemiye bindirme.
Activated : Harekete geçirilmiş. Aktif hale getirilmiş. Etkin. Harekete geçirmek. Aktifleşmiş. Etkinleşik. Aktif hale getirmek. Etkinleştirmek. Etkinleşmiş.
Planning commission : Bir kentin düzentasarının ilk hazırlıklarını yapmak, kentin toplumsal, ekonomik ve toprak kullanımıyla ilgili tüm özelliklerine ilişkin bilgileri toplamakla görevli ve türlü bilim dallarının ve uğraş alanlarının temsilcilerinden oluşan yarkurul. kent genel kurulunun, bayındırlık ve yapıdüzeni işleriyle görevli üyelerinden oluşan yarkurulu. türkiye'de özel bir yasayla kurulmuş bulunan ve ankara'nın bayındırılması ile görevlendirilmiş kurul. Bayındırım kurulu.
Being loaded : Paketlenmiş olma. Yüklenmiş olma. Doldurulma. Yüklü olma. Doldurulmuş olma.
Commissive synonyms : vestry, zoning commission, ethics panel, political action committee, economic and social council commission, ecosoc commission, fairness commission, election commission, blue ribbon committee, blue ribbon commission, punishments, dynamic, actives, equip, liabilities, undertakings, commissioner, bearing, pac, authorizer, fit, vestings, assets, ethics committee, administrative body, conservancy, panel, praesidium, administrative unit, outfit, select committee, active, presidium.
Commissive ingilizce tanımı, definition of Commissive
Commissive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Relating to commission. Of the nature of, or involving, commission.

Bu kısımda Commissive kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Commissive ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Commissive anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Commissive ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.