Unequal exchange türkçesi Unequal exchange nedir
- Eşitsiz mübadele.
- Eşitsiz değişim.
- İktisat alanında kullanılır.
- Dış ticaret hadlerinin az gelişmiş ülkeler aleyhine bozulması sonucu bu ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru gerçekleşen kaynak aktarımı. krş. singerprebish savı marksist yaklaşımda, malların içerdiği emek değer miktarlarının farklı olması nedeniyle, emek yoğun mal dışsatımcısı ülkelerden sermaye yoğun mal dışsatımcısı ülkelere doğru gerçekleşen değer aktarımı. iç ticaret hadlerinin kesimlerden birinin aleyhine bozulması sonucu bu kesimden diğerlerine doğru gerçekleşen kaynak veya değer aktarımı.
Unequal exchange ingilizcede ne demek, Unequal exchange nerede nasıl kullanılır?
Unequal : Eş olmayan. Farklı. Düzeysiz. Eşitsiz. Yeterli seviyede olmayan. Yetersiz. Düzensiz. Oransız. Haksız. İstikrarsız.
Exchange : Bk. döviz bk. kambiyo senetleri ticari bankaların dövizle uğraşan birimleri. Çevirmek. Karşılıklı olarak yapmak. Değiş tokuş etmek. Teati etmek. Değiştirmek. Yabancı para cinsinden ödemeye aracılık eden kambiyo senetleri, kredi kartları gibi araçlar ile yabancı kağıt ve madeni para. Bozmak. Değiş-tokuş. İki parçacığın tüm yerlemlerinin (uzay yerlemleri ve fırılı) karşılıklı olarak birbirleri ile değiştirilmesi.
Unequal exchange theories : Dış ticarette ülkeler arasındaki eşitsiz değişimi emek değer kuramından hareketle açıklayan kuramlar. krş. emmanuel emperyalizm kuramı. Eşitsiz değişim kuramları.
Unequal to : İçin yetersiz.
Unequaled : Benzersiz (ayrıca unequalled). Benzersiz. Eşi bulunmaz. Eşsiz. Üstün. Emsalsiz.
Unequalled : Emsalsiz. Eşsiz. Eşi bulunmaz. Benzersiz. Üstün.
İngilizce Unequal exchange Türkçe anlamı, Unequal exchange eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Unequal exchange ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Unequal exchange synonyms : a change in individual demand, ability to pay approach, a type mutual funds, a change in demand, a change in supply, abnormal budget receipts.

Bu kısımda Unequal exchange kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Unequal exchange ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Unequal exchange anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Unequal exchange ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.