Unequal exchange theories türkçesi Unequal exchange theories nedir

  • Dış ticarette ülkeler arasındaki eşitsiz değişimi emek değer kuramından hareketle açıklayan kuramlar. krş. emmanuel emperyalizm kuramı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Eşitsiz değişim kuramları.

Unequal exchange theories ingilizcede ne demek, Unequal exchange theories nerede nasıl kullanılır?

Unequal : Farklı. Düzeysiz. Oransız. Eşit olamayan. Eş olmayan. İstikrarsız. Eşit olmayan. Eşitsiz. Haksız. Yeterli seviyede olmayan.

Exchange : Çevirmek. Kambiyo. Almak. Takas etmek. Değiştirmek. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Değişim. Mübadele. Bozdurmak. Değiş tokuş.

Theories : Kuram. Nazariye. Teoriler. Teori. Nazariyat.

Unequal exchange : Eşitsiz değişim. Eşitsiz mübadele. Dış ticaret hadlerinin az gelişmiş ülkeler aleyhine bozulması sonucu bu ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru gerçekleşen kaynak aktarımı. krş. singer–prebish savı marksist yaklaşımda, malların içerdiği emek değer miktarlarının farklı olması nedeniyle, emek yoğun mal dışsatımcısı ülkelerden sermaye yoğun mal dışsatımcısı ülkelere doğru gerçekleşen değer aktarımı. iç ticaret hadlerinin kesimlerden birinin aleyhine bozulması sonucu bu kesimden diğerlerine doğru gerçekleşen kaynak veya değer aktarımı.

 

İngilizce Unequal exchange theories Türkçe anlamı, Unequal exchange theories eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unequal exchange theories ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Unequal exchange theories synonyms : abnormal budget expenditures, abnormal budget, abnormal budget receipts, a shift in supply, a type mutual funds, a group shares.