Unforeseen türkçesi Unforeseen nedir

Unforeseen ingilizcede ne demek, Unforeseen nerede nasıl kullanılır?

Unforeseen circumstances : Beklenmedik haller.

Unforesee : İleriyi görememek. Ön görememek.

Unforeseeable : Umulmayan. Beklenmeyen.

Unforested : Ormanlaştırılmamış. Ağaçlandırılmamış.

Unforensic : Mahkemeye ait olmayan. Adli olmayan.

Unforetold : Önceden öngörülmemiş. Önceden tahmin edilmemiş. Önceden söylenmemiş. Önceden haber verilmemiş.

İngilizce Unforeseen Türkçe anlamı, Unforeseen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unforeseen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contingent : Saptanı. Belkili. Bir işlem ya da tasarımı gerçekleştirmek üzere saptanan ya da ayrılan iş ya da birim payı. Şartlı. Rastlantı. -e bağlı. Olasılıklı. Beklenmedik olay. Grup.

Disconcerting : Şaşırtıcı. Telaşlanma. Rahatsız edici. Endişelendirici. Sıkıcı. Kaygılı. Endişelenme. Telaşlı.

Out of the blue : Beklenmedik bir anda. Damdan düşer gibi. Çat kapı. Umulmadık biçimde. Damdan düşme. Pat diye. Hop diye. Apansız.

Abrupt : Ansız. Baş aşağı. Terbiyesiz. Kaba. Birdenbire oluveren. Dik. Pürüzlü. Kesik. Ani.

Unexpected : Davetsiz. Beklenilmeyen. Beklenilmedik. Beklenmeyen. Beklenmez. Ummadık. Ümit edilmeyen.

 

Unhoped for : Beklenilmedik.

Clipped : Sarılmak. Hile yapmak. Kırpılmış. Kısaltmak. Kırpmak. Kazıklamak. Kavramak. Vurmak. Mandallamak.

Sudden : Aniden. Birden. Ansızın olan. Ansız. Birdenbire. Ani. Apansız.

Earlier than usual : Olağan zamandan daha erken. Her zamankinde daha erken. Normalden daha erken.

Unforeseen synonyms : unhoped, unannounced, unlooked for, suddens, unanticipated, unsuspected, unthought of, unheralded, contingents, unimagined, adventitious, improbable, fortuitous.

Unforeseen zıt anlamlı kelimeler, Unforeseen kelime anlamı

Expected : Umulan. Beklenilen. Ümit edilen. Melhuz. Beklenen. Dört gözle beklenen. Öngörülen.