Unforesee türkçesi Unforesee nedir

  • İleriyi görememek.
  • Ön görememek.

Unforesee ingilizcede ne demek, Unforesee nerede nasıl kullanılır?

Unforeseeable : Beklenmeyen. Umulmayan.

Unforeseen : Beklenmedik. Umulmadık. Önceden tahmin edilmeyen.

Unforeseen circumstances : Beklenmedik haller.

Unforested : Ormanlaştırılmamış. Ağaçlandırılmamış.

Unforensic : Adli olmayan. Mahkemeye ait olmayan.

Unforgivably : Affedilmez bir şekilde. Bağışlanamaz bir şekilde.

Unforbidding : Korkutucu olmayan. Tehlikeli olmayan. Etkileyici olmayan. Görkemsiz.

Unforgivable : Bağışlanamaz. Affedilmez.

Unforgettable experience : Unutulmaz deneyim. Daima hatırlanılacak deneyim.

Unforced : Mecburi olmayan. Kendiliğinden olmayan. Mecburi veya zorla olmayan. Zorla olmamış. Zorunlu olmayan.

İngilizce Unforesee Türkçe anlamı, Unforesee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unforesee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Move : Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Tahrik etmek. Oynamak. Devinmek. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Kımıldamak. Kıpırdatmak. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Kıpırdanmak. İlerlemek.

Envisage : Önceden düşünmek. Planlamak. Tahayyül etmek. Göze almak. Kafasında canlandırmak. Gözünde canlanmak. Zihninde canlandırmak. Gözünün önüne getirmek. Tasavvur etmek. Öngörmek.

 

Conceive of : Gebe kalmak. Düşünmek.

Forestall : Önce davranıp engellemek. Önce davranmak. Önüne geçmek. Erken davranıp önlemek. Önlemek. Stoklamak. Engel olmak. Önceden yapmak. İşini bozmak. Pusu kurmak.

Envision : Tasavvur. Gözünün önüne getirmek. Tasavvur etmek. Kafasında canlandırmak. Zihninde canlandırmak. Düşünmek.

Imagine : Farzetmek. Zannetmek. Kafasında canlandırmak. Tasarımlamak. Hayal etmek. Hayal kurmak. Farz etmek. Düşlemek. Hayalinde canlandırmak. Sanmak.

Ideate : Tasavvur etmek. Düşünmek. Kavramak. Tasarlamak. Fikirler ifade etmek. Hayal etmek. Düşünceler dile getirmek. Konseptler oluşturmak.

Anticipate : Sezmek. Ummak. -den önce davranmak. Görmek. Önceden yapmak. Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak. Önceden görmek. Beklemek. Beklenti içinde olmak.

Counter : Karşısında olmak. Tezgah. Karşılıkta bulunmak. Karşı. Fiş. Dönçel. Sayma amacıyla kullanılan herhangi bir yazmaç. Karşılık vermek. Karşı atak yapmak. Karşı çıkmak.

Act : Bir tiyatro yapıtında olay dizisinin ana kesimlerini oluşturan ve kendi içinde bütünlüğü olan bölüm. Oynamak. Etki etmek. Davranmak. Rol yapmak. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Hukuk, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Numarası yapmak. Bölüm. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek.

Unforesee zıt anlamlı kelimeler, Unforesee kelime anlamı

Refrain : Sakınmak. Frenlemek. Kaçınmak. Çekinmek. Kendini tutmak. Alıkoymak. Nakarat. Geri durmak.

Expected : Öngörülen. Melhuz. Beklenen. Beklenilen. Umulan. Dört gözle beklenen. Ümit edilen.

Unforesee ingilizce tanımı, definition of Unforesee

Unforesee kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To fail to foresee.