Ungulates türkçesi Ungulates nedir

  • Toynaklılar.
  • Yeni sınıflandırmalara göre memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) bölümünden, otla beslenen, büyük boylu, azı dişleri geniş ve üzeri topuzcuklu ya da taçlı, genellikle boynuzları bulunan, değişik sayıda olabilen parmakları toynak denilen tırnaklarla sonlanan, dünyanın her tarafına yayılmış türleri olan bir üst takım.
  • Toynaklı hayvan.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Ungulates ile ilgili cümleler

English: Tapirs are odd-toed ungulates.
Turkish: Tapirler tek toynaklıdır.

English: Pigs are even-toed ungulates.
Turkish: Domuzlar çift toynaklıdır.

English: Horses are ungulates.
Turkish: Atlar toynaklılar.

Ungulates ingilizcede ne demek, Ungulates nerede nasıl kullanılır?

Even toed ungulates : Çift parmaklılar. Gevişgetiren (hayvan). Memeliler (mammalia) sınıfının. etenliler (placentalia) alt sınıfının, toynaklılar (ungulata) üst takımından, ön ve art ayakları 2 ya da 4 olmak üzere daima çift sayıda parmak taşıyan, başparmakları körelmiş, geviş getirenler (ruminantia) ve geviş getirmeyenler (nonruminantia) olmak üzere iki alt takımı olan bir takım. Gevişgetiren memeli.

Oddtoed ungulates : Tek parmaklılar. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) bölümünün, toynaklılar (ungulata) üst takımından, art parmakları tek sayıda olup özellikle ortadaki gelişmiş olan, ön parmakları ayrık ve çift sayıda olabilen, memeleri kasık bölgesinde bulunan, otçul, geviş getirmeyen bir takım.

 

Ungulate : Tek ve çift tırnaklılar alt takımlarını kapsayan takım. Toynaklı (hayvan). Toynaklı. Tırnaklılar. Toynak şeklinde. Toynaklı hayvan.

Solidungulate : Toynaklı. Sert tırnaklı.

Exungulation : Eksungulasyon. Kapsül tırnağın canlı tırnak dokusundan çeşitli nedenlerle tamamen ayrılıp düşmesi, eksungulasyon. Tırnak düşmesi.

Amatungulu : Yeşil filizleri ve parlak yaprakları olan güney afrika çalısı (ayrıca macrocarpa olarak da bilinir).

Ungula : Toynak. Kuş pençesi. Bir atın toynağına benzeyen silindirik koninin altından oluşan geometrik şekil. Pençe. Kesik silindir.

Cartilago ungularis lateralis et medialis : Atgillerde üçüncü falanksın iki yanında, bilateral, yassı ve paralel iki kıkırdak. ayağın esnek aygıtlarındandır ve üçüncü falanksı geriye ve yukarıya doğru uzatır, kartilago ungularis lateralis ve mediyalis. Tırnak kıkırdağı. Kartilago ungularis lateralis ve mediyalis.

İngilizce Ungulates Türkçe anlamı, Ungulates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ungulates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu.

 

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Acacia : Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Akasya. Mimoza. Arap zamkı.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Flow : Dökülmek (elbise veya kumaş vb belirli bir şekilde). Cereyan. Akıcı özelliği olan özdek ya da erkenin yer değiştirme olayı. Akıntı. Dolaşmak. Dökülmek. Akım. Akıcı olmak. Bastırmak. Basmak.

Turn up : Çevirip kaldırmak. Yukarı tutmak. Düzünü çevirmek. Bulmak. Ortaya çıkmak. Varmak. Sıvamak. Sapmak. Dönmek. Vazgeçmek.

Hoof : Çiftelemek (at vb). Ayak. Sağ. Dans etmek. Yaya gitmek. Tekmelemek. Yol tepmek. Toynak. Tırnak.

Ruffle : Rahatını bozmak. Dalgalanmak. Büzmek. Süsü takınmak. Kırışmak. Telaşlandırmak. Hızlı hızlı çevirmek (sayfa). Meraklandırmak. Kırıştırmak. Kabartmak (tüy'saç).

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Ungulates synonyms : ungulate, abiotic environment, hooves, fold, a chromosome, aardvarks, change, riffle, a protein, cockle, fold up, abductor muscle, abo blood groups system, ripple, flux, abramis zone, aardwolf, a cells, abiotic factor.

Ungulates zıt anlamlı kelimeler, Ungulates kelime anlamı

Unfold : Gelişmek. Göz önüne serilmek. Gözler önüne serilmek. (katlanmış bir şeyi) açmak. (katlanmış bir seyi) açmak. Açmak. Açılmak. Yayılmak. Ortaya çıkarmak. Sermek.

Stay : Bastırmak. Durmak. Kalmak. Germek. Bırakmamak. Sabitlemek. Kalma. ...olarak kalmak. İkamet etmek. Önlemek.