Uniformities türkçesi Uniformities nedir

Uniformities ingilizcede ne demek, Uniformities nerede nasıl kullanılır?

Uniformitarian : Tekbiçimci.

Uniformitarianism : (jeoloji) benzerlik doktrini. Tekbiçimcilik. Tekdüzelikçilik. Tek biçimcilik. Geçmişte yaşanmış doğal jeolojik süreçlerin bugün yaşananlarla aynı şekilde meydana geldiğini iddaa eden doktrin. Doğada yaşanan olayların geçmişte yaşananlarla benzer şekilde gerçekleşmiş olduğunu gösteren doktrin.

Uniformity : Üniformite. Monotonluk. Nizam. İstikrar. Değişmezlik. Tekbiçimlilik. Benzer sebeplerin benzer sonuçlar doğurduğu ve doğanın değişmezliği ve düzgünlüğü ilkesine dayanan bir teori. Homojenlik. Bir gözlem aracını oluşturan soru ya da sınarların dil ve anlatımca benzer yapıda bulunması ya da bir ölçeğin tek bir özelliğe ilişkin olması, açık ve örtük içerimleriyle aynı boyuta ilişkin sınarlardan oluşması özelliği.

Uniformity assumption : Tekelci rekabet piyasasında tüm firmaların ürettiği malların istem ve maliyet fonksiyonlarının aynı olduğu varsayımı. Aynılık varsayımı.

Uniformity ratio of illumination : Verilmiş bir yüzeyde en az aydınlığın ortalama aydınlığa oranı. bazen en az aydınlığın en çok aydınlığa oranı kullanılır. Aydınlıkların düzgün yayılmışlık çarpanı.

 

Principle of uniformitari anism : Hutton-lyell ilkesi. James hutton (1785) ve c. lyell (1830)'in ileri sürdükleri ve geçmişteki bütün yerbilim olaylarının bugünkü olaylarla ve bugünkü etkileyen güçlerle açıklanabileceğini söyleyen öğreti.

Compatible uniformity : Bağdaşık düzgünlük.

Additive uniformity : Toplam düzgünlük.

Discrete uniformity : Ayırtık düzgünlük.

Induced uniformity : Kondurulmuş düzgünlük.

İngilizce Uniformities Türkçe anlamı, Uniformities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uniformities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sameness : Sıkıcılık. Birlik. Ayniyet.

Community : Ümmet. Çevre. Belli çevresel koşullara sahip bir ortamda yaşayan bitkisel ve hayvansal popülasyonların bir araya gelmesiyle oluşan topluluk. Eşler arasındaki mal ortaklığı. Sınırları belli bir toprak parçası üzerinde yaşayan ve bir uygarlığı paylaşan bireylerin oluşturduğu, değişik boyutlarda insan kümeleri. üyeleri birbirlerine duygusal bağlarla bağlı, toplumsal ilişkilerin yüz yüze olduğu, yüksek ölçüde bütünlenmiş herhangi bir toplumsal küme. toplum teriminin karşıtı: ileri ölçüde bütünlenmiş, birincil ilişkilerin egemen bulunduğu, ekinin geleneksel ve türdeş olduğu kapalı yerel kümeler. Ortak yön. Ortak iyelik. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Camia. Millet.

Lastings : Sürme (süre vb). Kalıcı. Süreklilik. Sağlam ayakkabılık kumaş. Beka. Sürme. Uzun soluklu. Tahammül gücü. Dayanma.

 

Invariance : Değişimsizlik. Belirli dönüşüm işlemleri altında değişmeden korunan bir büyüklüğün ya da bir sayı dizgesinin dunumu.

Analogy : Kökenlerinin benzer olmasına gerek olmaksızın, aynı görevi gören. Benzeşim. Bilgisayar, biyoloji, hukuk, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kıyas. Yapı ve köken bakımından benzemeyip görevde benzeme durumu. Genel olarak benzer olmayan ve bir kavram altında toplanamayan nesneler arasında kimi yanları, özellikleri ve ilişkileri bakımından benzerlik kurulması. Örnekseme. Benzetim. Mukayese. Analog.

Comparisons : Kıyaslama. Karşılaştırma. Mukayese. Benzetme. Kıyas. Üstünlük derecesini gösterme. Karşılaştırmalar.

Identities : Hüviyet. Kimlikler. Kimlik. Özdeşlik. Kişilik.

Monotonous singing : Yeknesak. Yavan. Tekdüze. Devamlı aynı şekilde devam eden (müzik). Monotonöz. Monoton.

Flatness : Azimlilik. Düzlük. Kesatlık. Kararlılık. Durgunluk. Basıklık. Düzgünlük. Yassılık. Düzlemsellik.

Uniformities synonyms : monotonicity, monotonies, congeniality, permanency, lasting, immutableness, homoplasty, equality, stabilization, squirrel cage, invariability, homogeneousness, analogies, permanencies, incommutability, constancy, communities, inalterableness, monotones, grisaille, equableness, affinity, dinginess, stabilisation, fixity, uniformity, monotony, uniformness, kinship, fixedness, equalities, equability, tameness.