Universe türkçesi Universe nedir
- Hedef kitlenin tamamı.
- Zaman ve uzay içinde sınırı bilinmeyen, özdeğin niteliksel bakımdan sonsuz sayıdaki değişik biçimlerini içeren doğa.
- Kainat.
- Ana kütle.
- Bütün gökcisimlerinin içinde yer aldığı düşünülen sonsuz varlık.
- Araştırılan varlıkların tümü.
- Var olan şeylerin insan zekasıyle kavranabilen bütünü ve özellikle gök varlıklarının tümü. sayılama bakımından gözlenebilir durumda olan ve birtakım ortak özellikler taşıyan birey ya da nesnelerden oluşan kümeye verilen ad.
- Acun.
- İstatistikte, belirli bir özelliğe sahip bireylerin tümünün oluşturduğu topluluk.
- Coğrafya, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.
- Alem.
- Cihan.
- Evren.
Universe ile ilgili cümleler
English: Do you believe that the universe began as a small ball of fire?
Turkish: Evrenin küçük bir ateş topu olarak başladığına inanıyor musun?
English: According to scientific estimates, the universe is nearly 14 billion years old.
Turkish: Bilimsel tahminlere göre, evren yaklaşık 14 milyar yaşında.
English: But the universe is infinite.
Turkish: Fakat evren sonsuzdur.
English: Aristotle, who lived from 384 to 322 BC, believed the Earth was round. He thought Earth was the center of the universe and that the Sun, Moon, planets, and all the fixed stars revolved around it.
Turkish: Milattan önce 384 ve 322 yılları arasında yaşamış olan Aristo, Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanıyordu. Dünya'nın evrenin merkezi olduğu; Güneş'in, Ay'ın ve bütün sabit yıldızların da onun çevresinde döndüğü görüşündeydi.
English: Any universe simple enough to be understood is too simple to produce a mind able to understand it.
Turkish: Anlaşılması yeterince basit bir evren onu anlayabilecek bir aklı üretemeyecek kadar çok basittir.
Universe ingilizcede ne demek, Universe nerede nasıl kullanılır?
Universe of discourse : Söylem evreni.
Delimination of universe : Bir örneklemede, içinden örnek seçilecek evrenin nicel ve nitel ölçütlerle sınırlarının belirtilmesi. Evrenin sınırlandırılması.
Expanding universe : İçindeki yıldızlar ve yıldız dizgeleri herhangi bir merkezden dışarı doğru uzaklaşan evren. Genişleyen evren.
Filmic universe : Sinem. dışımızdaki dünyanın film görüntülerinde aldığı biçimin tümü. film görüntüleriyle yaratılan, film özellikleri taşıyan, yalnız bu görüntülerde var olabilen evren. Filmsel evren. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
King of the universe : Tanrı'nın bir adı. Evrenin kralı.
Univers : Bütün yıldızları, gökadaları, kümeleri, gaz ve bulutları içine alan maddeyle dolu uzayın bütünü. Bir sans serif fontu. Evren.
Subuniverse : Bir gözlem evreninin, gözlem konusuna ilişkin- ayrıtlar bakımından bölümlenebilen altkümeleri ya da bir tutum alanının birbirinden ayrılabilir ve bağımsız alt boyutları. Altevren.
Master of the universe : Tanrı'nın adı. Evrenin efendisi. Kainatın efendisi. Evren'in efendisi.
Horizon of the univers : Evrende gözleyebildiğimiz ya da gözleyebileceğimiz en uzak noktaların oluşturduğu küre yüzeyi. Evren gözerimi.
Universes : Acun. Araştırılan varlıkların tümü. Ana kütle. Hedef kitlenin tamamı. Cihan. Kainat. Evren. Alem.
İngilizce Universe Türkçe anlamı, Universe eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Universe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Busters : Adam. Cümbüş. Herif. Zorla açan kimse.
Creation : Yaratma. Atama. Yaratı. Yaradılış. Yaratım. Kreasyon. Hilkat. Eser. İcat.
The infinite : Tanrı. Uzay. Sonsuzluk. Allah.
Nature : Maya. Tür. Özellik. Dünya. Yapı. Doğa. Tip. Mahiyet. Mizaç.
Creations : Hilkat. Buluş. Yaratı. Yaratım. Kreasyon. Yaratma. İcat. Oluşum. Eser. Yaradılış.
Dragon : Tanksavar silahı. Şirret kadın. Cadaloz kocakarı. Hiddetli kimse. Ejderha (takımyıldızı). Ejder. Gözleri çakmak çakmak olmuş kimse. Sinirinden kuduran kimse. Ejderha.
Heavenly body : Uzaydaki cisimlerden her biri; güneş, ay, gezegenler, yıldızlar vb. Gök cismi. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Gökcismi. Gök boşluğunda yer alan yıldız, gezegen, güneş, bulutsu vb. adlarla tanınan varlıkların tümüne verilen ad.
Binge : Aşırı veya çok yemek. Çok fazla içki içilen süre. İçki alemi. Çilingir sofrası. Tıkınmak. İçki alemi yapmak. Eğlence. Bir şeyin aşırı derecede yapıldığı süre. Cümbüş.
Metagalaxy : Samanyolunu ve başka gökadaları içine aldığı düşünülen büyük bir yıldızlar dizgesi. Kainatın tümü. Metagalaksi. Üst gökada.
Universe synonyms : estraterrestrial body, natural object, mental object, closed universe, cognitive content, extraterrestrial object, extragalactic nebula, universes, cosmos, blinder, world, existence, population universe, macrocosm, content, cosmoses, banner, carousal, the outer world, univers, groundmass, benders, carousals, system, cosmo, the creation, booze, binges, boozes, blind, galaxy, natural order, macrocosms.
Universe zıt anlamlı kelimeler, Universe kelime anlamı
Artifact : Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. Yapay doku. İnsan yapımı. Yapay olgu. Yapı. İnsan eliyle yapılan şey. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Yapaylık. İlk insanların yaptığı sanat eseri.
Universe ingilizce tanımı, definition of Universe
Universe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The whole body of things, or of phenomena. Of the Greeks, the mundus of the Latins. &?. The &?. All created things viewed as constituting one system or whole. The world. Creation.

Bu kısımda Universe kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Universe ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Universe anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Universe ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.