Unplugged türkçesi Unplugged nedir

  • Bağlantılı olmayan.
  • Destekli enstrümanlarla değil ama akustik enstrümanlarla (rock müzik veya pop müzik) kaydedilen veya çalınan.
  • Bağlantısız.
  • Fişsiz.
  • Akustik.
  • Bağlı olmayan (internet argosu).

Unplugged ile ilgili cümleler

English: I thought Tom had already unplugged the toaster.
Turkish: Tom'un tost makinesinin fişini zaten çektiğini düşünüyordum.

English: Ali unplugged the toaster and put it in a box.
Turkish: Ali tost makinesinin fişini çekti ve onu bir kutuya koydu.

English: Ali unplugged his guitar.
Turkish: Ali gitarının fişini çekti.

English: Ali unplugged the iron.
Turkish: Ali ütünün fişini çekti.

English: Ali unplugged the lamp.
Turkish: Ali lambanın fişini çekti.

Unplugged ingilizcede ne demek, Unplugged nerede nasıl kullanılır?

Unplugging : Prizden çekmek (fişi). Fişi prizden çekmek. Fişini çekmek. Fişini prizden çekmek (elektrikli aygıtın). Ayırmak. Açmak (tıkanmış lavabo vb'ni).

Unplug : Ayırmak. Fişini çekmek. Fişini prizden çekmek (elektrikli aygıtın). Prizden çekmek (fişi). Açmak (tıkanmış lavabo vb'ni). Fişi prizden çekmek.

Unplugs : Fişi prizden çekmek. Ayırmak. Fişini prizden çekmek (elektrikli aygıtın). Fişini çekmek. Açmak (tıkanmış lavabo vb'ni). Prizden çekmek (fişi).

 

Unplumbed : Keşfedilmemiş (sular). Kurşunla mühürlenmemiş. Boru tesisatı olmayan. Derinliği ölçülmemiş. İskandil edilmemiş.

İngilizce Unplugged Türkçe anlamı, Unplugged eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unplugged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Whispering : Fıs fıs. Fısıldama. Fısıltı. Fısıltılı. Fiskos. Söylenti. Fısıldayan.

Unrelated : Namahrem. İlişkisiz. İlgisiz. Birbiri ile ilişkisi olmayan. Akraba dışı. İlişkilendirilmemiş. Akraba olmayan. Alakasız. Na-mahrem.

Connectionless : Bağlanmış olmayan. Bağlı olmayan. Çevrimiçi olmayan.

Disassociated : Kesmek. İletişimini kesmek. Bağını koparmak. Bağlantısı kopmuş. Birbirinden ayırmak. Ayırmak.

Acoustics : Ses dağılımı. Akustik. kapalı bir yerde ses ölçüsü. fizik biliminin sesle ilgili bölümü (bk. akustik.). Sesbilim. Yankılanım. Akustik bilimi. Sesdağılımı. Ses dağılım biçimi. Sesin dağılımını inceleyen bilim dalı. sesin dağılımına göre kapalı bir yerin taşıdığı özellik. Sesbilgisi.

Desultory : Dağınık. Kopuk. Rasgele. Düzensiz. Rastgele. Tertipsiz. Tutarsız. Jüyesiz. Amaçsız.

Skimble scamble : Kopuk. Kafası karışmış.

Asyndetic : Bağlaçsız. (gramer) bağlaçları olmayan. Bağlaç dışı. Çapraz başvurusu olmayan.

Unpromised : Vaat edilmemiş. Söz verilmemiş.

Disjointed : Darmadağın. Parçalarına ayrılmış. Dağınık. Tutarsız. Birleştiği yerden çıkmış. Kopuk. Tutarsız (söz). Ayrılmış. İpe sapa gelmez.

Unplugged synonyms : unengaged, acoustical, disengaged, acoustic, audible, nonaligned, unattached, uncommitted, audibles, unbound, unreceipted, on hook, off line, disconnected, sonics, inconnected, farfetched.

Unplugged zıt anlamlı kelimeler, Unplugged kelime anlamı

Attached : Sevgiyle bağlı. İlişik. Çatak. İlişikteki. Ekli. Bağlı. Yapışık. Sabit. Eklenmiş. Takılı.

Shallow : Basit. Sığlaşmak. Sığlık. Üstünkörü. Düzlemek. Sığ yer. Sığ. Derin olmayan. Derine inmeyen. Yüzeysel.