Unpure türkçesi Unpure nedir

Unpure ingilizcede ne demek, Unpure nerede nasıl kullanılır?

Unpurged : Saflaştırılmamış. Arındırılmamış. Kirden temizlenmemiş.

Unpurged feed : Yabancı maddeleri ayrılmamış yem. Temizlenmemiş yem.

Unpurified : Temizlenmemiş. Saflaştırılmamış. Arındırılmamış.

Unpublicised : Reklamım yapılmamış. Duyurulmamış. Kamuya açıklanmamış (unpublicized olarak da yazılır). İlan edilmemiş. (britanya ingilizcesi) tanıtılmamış.

Unpublicized : İlan edilmemiş. Duyurulmamış. Reklamım yapılmamış. (amerikan ingilizcesi) tanıtılmamış. Kamuya açıklanmamış (unpublicised olarak da yazılır).

Unpunishable : Cezayı hak etmeyen. Cezalandırılamaz.

Unpunctuality : Uygun olan zamanda gerçekleştirmeme. Belirlenen zamanda yapmama.

Unpumped : Pompalanmamış. Pompasız. Pompa ile çalıştırılmayan.

Unpublished works : Kamuya sunulmamış, yayımlanmamış yapıt. Açıklanmamış yapıt.

Unpunished : Cezalandırılmamış. Cezasız kalmış.

İngilizce Unpure Türkçe anlamı, Unpure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unpure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Proof : Alkol derecesi. Geçirmez. Kanıtlama. Dayanıklı. Dayanıklı hale getirmek. Senet. Sınama. Tanıtlama. Emin. Bir düşüncenin doğruluğunu ya da yanlışlığını yadsınamayacak biçimde açık bir kesinlikle ortaya koymak üzere düzenlenmiş uslamlama süreci.

 

Rick : Burkulma. Bükülme. 3 teker. Kuru ot yığını. Fıçılık. Burkmak. Saman yığını. Tınaz. Triportör.

Stab : Batırmak. Şişlemek. Yavaş yavaş düşmek (kıymet veya fiyat). Delmek. Bıçaklamak. Saplamak. Hançerlemek. Denemek. İhanet etmek. Zımbalamak.

Circuitous : Dolaşarak giden (yol). Dolaşık. Dolambaçlı. Kıvrımlı. Dolaylı. Dönemeçli. Dolaylı ve genellikle yolu epey uzatan sefer.

Spot check : Ani denetim. Rasgele yoklama. Gelişigüzel kontrol. Rasgele yapılan tahkikat. Kısmi muayene.

Traumatize : Sarsıntıya uğramak. Sarsıntıya uğratmak. Ağır sert ve kronik ruhsal ve duygusal gerilime sebep olmak. Travma geçirmek. Travmaya neden olmak. Ani ve ağır fiziksel yaralanmaya sebep olmak (ayrıca traumatise).

Cover : Kapak. Kılıf. Ödemeye yetmek (bir masrafı). Karşılık. Almak. İnanca. kağıt para karşılığı değerli maden. herhangi bir nesnenin karşılığı olan para. Korumak. Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar. Bastırmak. Kapamak.

Sprain : Burkmak. Burkulmak. İncitmek. Burkulmak (bilek veya ayak vb). Burkulmayla incinme. Burkulma.

 

See : Görüşmek. Uğurlamak. Geçirmek. Kavramak. Dikkat etmek. Görmek. Piskoposluk. Papalık. Gereğini yapmak.

Overstretch : Aşırı germek. Aşırı germe.

Unpure synonyms : subluxate, pip, see to it, shoot, tick, checkered, chequered, maim, graze, blended, cinch, disable, anarchial, calico, concuss, contuse, supposititious, knife, ensure, scrape, assorted, torment, skin, verify, mixed, unsterile, nonabsolute, assure, proofread, ascertain, bruise, turn, hit.

Unpure zıt anlamlı kelimeler, Unpure kelime anlamı

Break : Ara. Şafak vakti. Mahvetmek. Batmak. Şans. Yıkmak. (ses) gitmek veya kısılmak. Batırmak. Fırlamak. Yenmek.

Forbid : Engel olmak. Yasaklamak. Olanak vermemek. Menetmek. Haram etmek. Memnu kılmak. Yasak etmek. Men etmek.

Disallow : Reddetmek. İnkar etmek. Menetmek. Müsaade etmemek. İptal etmek. Golü iptal etmek. Kabul etmemek. Saymamak. İzin vermemek. Karşı çıkmak.

Unpure ingilizce tanımı, definition of Unpure

Unpure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Impure. Not pure.