Unripe türkçesi Unripe nedir

  • Tam olgunlaşmamış.
  • Ham.
  • Kelek.
  • Çiğ.
  • Kabak.
  • Olmamış.
  • Olgunlaşmamış.

Unripe ingilizcede ne demek, Unripe nerede nasıl kullanılır?

Unripe fig : Olgunlaşmamış incir. Tam olarak yetişmemiş incir. Olgun olmayan incir. Gelişmemiş incir.

Unripe fruit : Olgun olmayan meyve. Tam olarak yetişmemiş meyve. Yemeye hazır olmayan meyve. Hışır. Olgunlaşmamış meyve.

Unripe grapes : Yemeye hazır olmayan üzüm. Olgun olmayan üzüm. Koruk. Tam olarak yetişmemiş üzüm. Ekşi üzüm. Olgunlaşmamış üzüm.

Unripened : Olgunlaşmamış. Yemeye hazır olmayan. Olgun olmayan. Tam olarak yetişmemiş.

Unripeness : Hamlık. Olgun olmayış.

Unriddling : Halletmek. Çözmek.

Unrip : Yırtıp açmak. Dikişlerini sökmek.

Unrighteously : Adaletli olmayan bir şekilde. Haksızca. Adaletsizce. Adaletsiz olarak. Haklı olmayan bir şekilde. Adaletsiz bir biçimde.

Unright : Doğru olmayan. Yanlış.

Unriddle : Halletmek. Çözmek.

İngilizce Unripe Türkçe anlamı, Unripe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unripe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Juvenile : Juvenil. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırabileceği rol. Çocuk. Jüvenil. Gençliğe ait. Jön. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gençlik. Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler.

 

Raws : Soğuk. Bamteli. Toy. Sıyrık. Yara. Derisi soyulmuş yer. Hassas nokta. Hammadde.

Ham : Jambon. Domuz karkasının arka bacağı. kürlenmiş, pişirilmiş ve dumanlanmış domuz arka bacak eti. domuz jambonu. hlk. veteriner hekimliği folklorunda soğuk ve sert apse. Domuz budu. Amatör radyocu. Artist. Kıç. But. Amatör telsizci. Kaynak. Acemi oyuncu.

Underages : Yaşı tutmayan. Satılan ya da satın alınan miktardan daha az. Rüşte ermemiş. Yasal sorumluluk yaşının altında.

Up the creek : Zor durumda. Boktan. Berbat. Başı dertte veya belada.

Sucking : Emiş. Emici. Sütten kesilmemiş. Soğurma. Gelişmemiş. Emme. Acemi. Ana kuzusu. Emen.

Garish : Cırlak. Parlak (renk). Parlak. Cafcaflı. Cicili bicili. Gösterişli. Havalı. Hoppa.

Raw : Haksız. Yara. Açık saçık. Toy. İşlenmemiş. Derisi soyulmuş yer. Deneyimsiz. Soğuk ve rutubetli. Hassas nokta.

Nonadult : Yetişkin olmayan. Reşit olmayan. Yetişkinler için uygun olmayan.

Unripened : Tam olarak yetişmemiş. Olgun olmayan. Yemeye hazır olmayan.

Unripe synonyms : squash, greenest, courgette, inurbane, squashing, unbaked, undergrowth, baldest, uncooked, gourds, immatures, pumpkins, squashes, immature, crude, underage, inexperienced, ringworm, fickle, rudimentary, ragged, sophomoric, bald, unmatured, marrow, pennyroyal, nascent, green, fickleness, cruder, unaged, incult, half baked.

Unripe zıt anlamlı kelimeler, Unripe kelime anlamı

Ready : Hazırlamak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Eldeki. Müsait. Gönüllü. Hazırlıklı. Becerikli. El altındaki. Tamam. Hazır para.

Ripe : Erişkin. Olgunlaşmış. Sulu. Ergin. Tam vakti gelmiş. Pişkin. Görmüş geçirmiş. Büyüme ve gelişmesini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış. matür. Uygun.

Unripe ingilizce tanımı, definition of Unripe

Unripe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not ripe. As, unripe fruit.