Unseats türkçesi Unseats nedir

  • Attan düşürmek.
  • Seçimde yenerek makamına sahip olmak (eski bir milletvekilini).
  • Koltuğundan etmek.
  • Sırtından atmak.
  • Yerinden etmek.
  • Yerinden etmek (önemli bir yerde olan birini).
  • Binicisini düşürmek.
  • Görevden almak.
  • (at) binicisini düşürmek.
  • Azletmek.

Unseats ingilizcede ne demek, Unseats nerede nasıl kullanılır?

Unseat : Azletmek. Görevden almak. Attan düşürmek. Yerinden etmek (önemli bir yerde olan birini). (at) binicisini düşürmek. Seçimde yenerek makamına sahip olmak (eski bir milletvekilini). Yerinden etmek. Sırtından atmak. Koltuğundan etmek. Binicisini düşürmek.

Unseated : Görevine son verilmiş. Görevden alınmış.

Unseating : Seçimde yenerek makamına sahip olmak (eski bir milletvekilini). Binicisini düşürmek. Attan düşürmek. Yerinden etmek. Koltuğundan etmek. Görevden almak. (at) binicisini düşürmek. Yerinden etmek (önemli bir yerde olan birini). Sırtından atmak. Azletmek.

Be unseated : Görevine son verilmek. Görevden alınmak.

Unseal : Açmak. Açmak (mühür vb). Mührü kırmak. Açığa vurmak. Mührünü açmak. Mühürünü bozmak. Mühür kırmak. Mühürünü çıkarmak.

Unseasonably : Zamansız bir şekilde. Mevsimsizce. Yanlış bir zamanda. Zamansızca.

Unsearchable : Anlaşılmaz. Araştırılamaz. Gizli.

Unseasonableness : Yanlış bir zamanda ortaya çıkma durumu. Zamansızlık. Mevsimsizlik.

 

Unsealed : Açılmış. Mühürlenmemiş. Sonuçlandırılmamış. Mührü kırılmış. Mühürsüz. Mühürü açılmış. Açık.

Unsealing : Mührünü açmak. Açmak. Açığa vurmak.

İngilizce Unseats Türkçe anlamı, Unseats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unseats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dismiss : Bırakmak. İşten kovmak. İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi. Reddetmek (dava). İşten atmak. Açığa çıkarmak. İşten çıkarmak. Savmak. Affetmek.

Give the boot : Kapı dışarı etmek. Kapıyı göstermek. Baştan savmak. Pabucunu eline vermek. Kovmak. Yol vermek. Tekme atmak. İşten kovmak. Defetmek. Bohçasını koltuğuna vermek.

Expulsing : Sürmek. Defetmek. Tardetmek.

Unhorsed : Atını almak. Attan düşürülmüş.

Ousted : Çıkarmak. Yerini almak (zorla). Mahrum etmek.

Unhorsing : Düşürmek. Atını almak. Attan düşmek.

Dismisses : Bırakmak. Göndermek. Salıvermek. İhraç etmek. Açığa çıkarmak. İşten kovmak. Savmak. İşten çıkarmak. Kapı dışarı etmek.

Divest : Çıkarmak. Verilen hakkı geri almak. Mahrum etmek. Elden çıkarmak. Kurtulmak. Yoksun bırakmak. Soymak.

Expels : Sürmek. Attırmak. Uzaklaştırmak. Defetmek. Dışarı atmak. Sürgün etmek. Okuldan atmak. Kovmak. Çıkarmak.

Unhorses : Düşürmek. Atını almak. Attan düşmek.

Unseats synonyms : discharging, dismissing, open, boot out, oust, displace, expulse, displacing, discharges, unseating, relegating, expel, relegate, unsaddling, unsaddle, unhorse, unseat, ousting, divesting, removes, deposing, removing, open up, divested, discharge, unsaddles, expulses, deposes, divests, ousts, displaces, relegates, recall.

 

Unseats zıt anlamlı kelimeler, Unseats kelime anlamı

Close : Geçit. Son söz. Yummak (göz). Kapanmak. Bitirmek. Sonuç. Kapatmak. Son vermek. Bağlantılı.

Seal : Fok. Damgalamak. Belirlemek (yazgı). İlişkili olduğu iyenin adını taşıyan madeni damga. Ayıbalığı. Kaşe. Temhir etmek. Kapatmak. Ayıbalığı avlamak. Damga.

Sent : Coşturmak. Giden. Bir işi olumlu karşılama, onamını bildirme. Yollamak. Gönderme tarihi. Atmak. Etmek. Onaşma. Fırlatmak. Yayın yapmak.