Unseating türkçesi Unseating nedir

  • Koltuğundan etmek.
  • Görevden almak.
  • Seçimde yenerek makamına sahip olmak (eski bir milletvekilini).
  • Sırtından atmak.
  • (at) binicisini düşürmek.
  • Azletmek.
  • Yerinden etmek.
  • Yerinden etmek (önemli bir yerde olan birini).
  • Attan düşürmek.
  • Binicisini düşürmek.

Unseating ingilizcede ne demek, Unseating nerede nasıl kullanılır?

Unseat : Seçimde yenerek makamına sahip olmak (eski bir milletvekilini). (at) binicisini düşürmek. Görevden almak. Binicisini düşürmek. Sırtından atmak. Yerinden etmek (önemli bir yerde olan birini). Attan düşürmek. Azletmek. Koltuğundan etmek. Yerinden etmek.

Unseated : Görevden alınmış. Görevine son verilmiş.

Unseats : Görevden almak. (at) binicisini düşürmek. Yerinden etmek (önemli bir yerde olan birini). Azletmek. Attan düşürmek. Binicisini düşürmek. Sırtından atmak. Koltuğundan etmek. Yerinden etmek. Seçimde yenerek makamına sahip olmak (eski bir milletvekilini).

Be unseated : Görevden alınmak. Görevine son verilmek.

Unseal : Mühürünü bozmak. Mührü kırmak. Açığa vurmak. Mührünü açmak. Mühürünü çıkarmak. Mühür kırmak. Açmak (mühür vb). Açmak.

Unsealed : Mühürü açılmış. Açık. Açılmış. Mührü kırılmış. Mühürsüz. Sonuçlandırılmamış. Mühürlenmemiş.

Unseasonably : Mevsimsizce. Zamansız bir şekilde. Yanlış bir zamanda. Zamansızca.

 

Unseasonably warm : Mevsimsiz ılıklık. Yılın belli bir zamanı için o zamandan daha sıcak olan. Mevsimsiz sıcaklık.

Unsearchable : Gizli. Araştırılamaz. Anlaşılmaz.

Unseasonable : Mevsim için normal olmayan hava. Zamansız. Vakitsiz. Mevsimsiz. Normal olmayan hava (mevsim için). Yersiz.

İngilizce Unseating Türkçe anlamı, Unseating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unseating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unending : Bitmeyen. Sürekli. Bitmez tükenmez. Sonsuz. Bitmek tükenmek bilmez. Sonu gelmez. Tükenmez. Zamansız. Bitmek tükenmek bilmeyen.

Unsaddle : Eyerini çıkarmak.

Expulsing : Tardetmek. Sürmek. Defetmek.

Deposes : Tahtından indirmek. Zorla görevden çıkarmak. Yeminli ifade vermek. Tahttan indirmek. Yeminli şahitlik etmek. Görevden çıkarmak. Şahitlik etmek. İfade vermek.

Lasting : Sağlam ayakkabılık kumaş. Dayanıklı. Sağlam. Dayanma. Sürme (süre vb). Sürme. Tahammül gücü. Bitmeyen. Beka. Tükenmeyen.

Unobservant : Dikkat çekmeyen. Dikkatsiz.

Unhorsing : Düşürmek. Atını almak. Attan düşmek.

Ageless : Yaşlanmaz. Eskimez. Yaşlanmayan. Yıpranmaz. Eskimeyen. Asla yaşlanmayan. İhtiyarlamayan. Evladiyelik.

Relegated : Sürgün etmek. Sürgün edilmiş. Yerinden edilmiş. Küme düşmüş. İndirmek. Göndermek. Küme düşürülmüş. Sürmek. Küme düşürmek.

Dismiss : Affetmek. Reddetmek (dava). İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi. Salıvermek. Açığa çıkarmak. İşten atılma. İşten atmak.

Unseating synonyms : unperceptive, unperceiving, divested, expulses, discharge, recall, unsaddling, dismisses, divest, eternal, displaces, divesting, ousting, expel, unhorses, divests, deprives, relegating, aeonian, everlasting, ousts, unhorse, remove, removed, discharging, dismissing, unsaddles, relegate, oust, expulse, eonian, removing, expels.

 

Unseating zıt anlamlı kelimeler, Unseating kelime anlamı

Perceptive : Çabuk kavrayan. Çok akıllıca. Algısal. Kavrayışlı. İdrakli. Zeki. Zekice. Sezgileri kuvvetli. Ferasetli. Anlama kabiliyeti olan.

Impermanent : Geçici. Kalıcı olmayan. Süreksiz. Devamsız. Daimi olmayan. Devam etmeyen. Kalımsız.