Lasting türkçesi Lasting nedir

  • Bitmeyen.
  • Sürme.
  • Beka.
  • Süreklilik.
  • Sürme (süre vb).
  • Sağlam.
  • İstikrar.
  • Dayanıklı.
  • Tükenmeyen.
  • Kalıcı.
  • Dayanma.
  • Sağlam ayakkabılık kumaş.
  • Tahammül gücü.
  • Uzun soluklu.
  • Sürekli.

Lasting ile ilgili cümleler

English: First impressions are the most lasting.
Turkish: İlk izlenimler en kalıcı olanlardır.

English: The scenery of the Alps left a lasting impression on me.
Turkish: Alplerin manzarası bende kalıcı bir izlenim bıraktı.

English: This book left a lasting impression on her.
Turkish: Bu kitap onun üzerinde kalıcı bir izlenim bıraktı.

English: The war lasting for years impoverished the country.
Turkish: Yıllar süren savaş ülkeyi fakirleştirdi.

English: Ever since, I've wandered aimlessly in the everlasting night of your eyes.
Turkish: O zamandan beri, gözlerindeki sonsuz gecede amaçsızca dolaştım.

Lasting ingilizcede ne demek, Lasting nerede nasıl kullanılır?

Lasting impression : Kalıcı izlenim.

Lasting peace : Kalıcı barış. Uzun süre devam edecek olan barış. Daimi barış.

A lasting impression : Derin bir iz. Büyük bir etki.

Lastingly : Kalıcı bir şekilde. Sürekli. Kalıcı. Dayanıklı. Devamlı. Sürekli olarak. Dayanıklı bir halde. Uzun zaman dilimi boyunca.

Lastingness : Kalıcılık. Süreklilik. Dayanıklılık. Devamlılık.

 

Blasting cap : Dinamit tapası. Elektrik fünyesi. Kapsül. Tahrip kapsülü. Patlayıcı kapsülü. Patlatma kapsülü.

Lastings : Süreklilik. İstikrar. Uzun soluklu. Beka. Dayanma. Sağlam ayakkabılık kumaş. Sürme (süre vb). Tahammül gücü. Kalıcı. Sürme.

Blasting : Püskürtme yapan kimsenin işi. Püskürtme. Dinamitleme. Lanet okuma. Küfretme. Patlatan kimsenin işi. Patlatma. Patlama. Patlayıcı.

Blasting agent : Patlayıcı etmen. Patlayıcı. Patlayıcı madde.

Blasting timer : Patlatma süreyleyicisi. Patlatma zamanlayıcısı.

İngilizce Lasting Türkçe anlamı, Lasting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lasting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Long lived : Uzun süreli. Uzun ömürlü.

Bunt : Bocilik. Yavaşça vurmak (beyzbol). Tos. Gırgır ağlarında balıkların toplanıp sıkıştırıldığı ve daha kuvvetli materyalden yapılan, torba, çevirme ağlarında balığın toplanıp gemiye alınan, tor ağına göre daha küçük gözlü olan ağ kısmı. Tos vurma (keçi). Balık ağı. Topa hafif vurma (baseball terimi). Ağ. Hamaylı.

Permanent : Daimi. Sabit. Yerleşik. Kalımlı. Perma. Permanant. Devamlı. Değişmez.

Germinates : Filizlenmek. Çimlendirmek (tohumu). Çimlenmek. Çimlendirmek. Filizlendirmek. Sürmek. Çimlenmek (tohum). Gelişmeye başlamak.

Continuity : Teselsül. Bir düzenin bütünlüğü, öğeleri arasındaki ilişkilerin sonsuz sayıda oluşu, koşullarının değişmesindeki yavaşlık ve bir durumdan başka bir duruma geçişindeki rahatlık. Senaryo. Program metni. Akıcılık. Kolay anlaşılan şey. Devamlılık. Ayrımlama.

Aeonian : Sonsuz. Çağlar önce. Sınırsız.

 

Continued : Devam eden. Devam ediyor. Devam eder. Devamlı. Aralıksız.

Abiding : Baki. Sabit. Değişmez. Daimi. Devamlı. Muhkem. Ebedi. Bitmez tükenmez.

Osculations : Yaslanma. Öpme.

Ceaselessly : Durmaksızın. Fasılasız. Ara vermeden. Durmadan. Boyuna.

Lasting synonyms : long lasting, ineradicable, firmer, application, indwelling, nonvolatile, consistent, indissoluble, stableness, lingering, perpetual, assiduous, dyed in grain, entrenched, permanence, constantly, standing, leaning, patiences, durability, stable, eye liner, cursors, osculation, consistency, stabilisation, continuations, all right, for hard wear, unceasing, eonian, bearing, non volatile.

Lasting zıt anlamlı kelimeler, Lasting kelime anlamı

Eradicable : Ortadan kaldırılabilir. Kökünden sökülebilir. Yok edilebilir. İmha edilebilir olan.

Changeable : Değişebilir. Dönek. Yanardöner. Değiştirilebilir. Değişebilen. İstikrarsız. Değişken. Kararsız. Şanjanlı.

Impermanent : Geçici. Kalıcı olmayan. Daimi olmayan. Süreksiz. Devam etmeyen. Devamsız. Kalımsız.

Lasting antonyms : impermanence, unstable, short.

Lasting ingilizce tanımı, definition of Lasting

Lasting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A lasting color. As, a lasting good or evil. Continuance. Existing or continuing a long while. Enduring. Endurance.