Unsoundness türkçesi Unsoundness nedir

Unsoundness ingilizcede ne demek, Unsoundness nerede nasıl kullanılır?

Unsound arguments : Çürük sav.

Unsound doctrine : Geçersiz doktrin.

Unsound mind : Divane. Akıl hastalığı. Aklen dengesiz. Akli dengesi yerinden olmayan. Çılgın. Akıl hastası. Deli.

Of unsound mind : Akli dengesi yerinde olmayan. Akli dengesi bozuk. Şuuru yerinde olmayan.

Become unsound : Çürümek.

Unsoundly : Hasta bir şekilde. Sağlıksız bir şekilde. Sakat bir şekilde. Bozuk bir şekilde. Sarsakça. Kararsızca. Kusurluca. Kusurlu bir şekilde.

Unsound : Hafif (tartışma). Hatalı. Çürük. Bozuk. Sıhhatsiz. Geçersiz. Hasta. Güvenilmez. Bölük pörçük. Sağlıksız.

Unsoundest : Hafif (tartışma). Çürük. Hasta. Bozuk. Geçersiz. Sağlıksız. Hatalı. Güvenilmez.

İngilizce Unsoundness Türkçe anlamı, Unsoundness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unsoundness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Insalubrities : Sağlığa aykırılık. Sağlığa dokunma.

Disability : Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. İş göremezlik hali. İlgi dağılması, yoğulum azalması gibi durumsal etkenlerden ya da bilgisizlik gibi sürecen özelliklerden ötürü bir yanıtlayıcının, istenen bilgiyi verme gücünden yoksun olma durumu. Sakınca. Kişinin uygarlık haklarını kullanma yetkisinin yargı örgütünce kaldırılması. bunama, uçarılık, tutukluluk gibi nedenlerle kişiye ilişkin malını kullanma yetkisinin yasal kısıtlanması. Kifayetsizlik. Yetersizlik. Güçsüzlük. Zaaf.

 

Faithlessness : Hainlik. İnançsızlık. İnançsız. Güvensizlik. Sadakatsizlik. İmansızlık. Vefasızlık. Sadakatsızlık. Döneklik.

Deterioration : Fenalaşma. Parçalanma. Kötüleşme. Gerileme. Bozulma. Bozunum. Kalite kaybı. Kötüye gitme.

Defecting : Özür. Arıza. Döneklik etmek. İltica etmek. Kaçmak. Kusur. Sığınmak. Ayrılmak.

Tenuity : Yumuşaklık. Anca yetme. Zayıflık. Seyrelti. Hassaslık. Seyreklik. Kısıtlı olma. İncelik. Kıvam inceliği.

Insecurities : Adem-i emniyet. Tehlikede olma. Zarara uğrama riski. Güvensizlik. Emniyetsizlik. Sağlam olmama. Kendine güveni olmama.

Status : Rol. Statü. Toplumsal ya da mesleki durum. Konum. Bir toplumsal konumun basamaklar düzeni ya da değerler dizgesi içindeki yeri. bk. konum. Prestij. Sosyal durum. İçtimai vaziyet. Değerge. Vaziyet.

Defects : Arıza. Kapak arızası. Kusur. Noksan. Kusurlar. Eksiklik. Problemli haller. Özür.

Insecurity : Adem-i emniyet. Tehlikede olma. Zarara uğrama riski. Güvensizlik. Emniyetsizlik. Sağlam olmama. Kendine güveni olmama.

Unsoundness synonyms : chickenfeed, defectiveness, disrepair, voidness, nullities, unsafety, decompositions, misconception, deficiency, deformations, informalities, ill health, slipperiness, bumpiness, rottenness, anomaly, sickliness, accident, flaw, deformities, voidableness, decompose, handicap, trickiness, deteriorations, chicken feed, unreliability, putridity, decomposes, shiftiness, garbage dump, disablement, corrosion.

 

Unsoundness zıt anlamlı kelimeler, Unsoundness kelime anlamı

Soundness : Selamet. Sağlık. Doğruluk. Esenlik. İyi durumda olma. Geçerlilik. Seslilik. Mükemmellik. Sıhhat. Bir ölçme aracıyla elde edilen ölçümlerin yüksek güvenirlik ve geçerlik düzeyinde kazandığı süreğenlik.

Conception : Başlangıç. Fikir. Konsepşın. Görüş. Gebe kalma. Döllenmiş yumurtanın döl yatağına ulaşması, gebelik sürecinin başlaması, gebeliğin ana tarafından tanınmaya başlaması, konsepşın. Kavram. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mefhum. Olaylar, düşünceler ya da nesneler üzerinde geliştirilen anlayış, değer ve yargı.