Untouchables türkçesi Untouchables nedir

  • Dokunulmazlar.
  • Ulaşılamaz.
  • Hindu kast sisteminin en düşük veya alt seviyesinde ya da bu sistemin dışında bulunan bireyler.
  • Dokunulması yasak.
  • (hindistan) harijanlar (tanrının çocukları).
  • Dokunulmaz.
  • Erişilmez.

Untouchables ingilizcede ne demek, Untouchables nerede nasıl kullanılır?

Untouchable : Dokunulması yasak. Dokunulmaz. Parya (hind.). Erişilmez. Ulaşılamaz.

Untouchably : Anlaşılmaz bir şekilde. Kirleten bir şekilde. Dokunmayarak bir şekilde. Lekeleyen bir şekilde. Manevi bir şekilde. Dokunmadan. Bozan bir şekilde.

İngilizce Untouchables Türkçe anlamı, Untouchables eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Untouchables ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unaccessible : Erişilemez.

Immune : İmmün. Bağışık. Belli bir hastalığa veya alerjik duruma karşı dirençli, bağışıklık kazanmış, immün. Muaf. Bağışıklığı olan. Vücudu, doğuştan ya da daha sonra kazandırılmış yetenekler nedeniyle, çeşitli hastalıklara karşı dirençli bulunan, o hastalıkları yenebilen. Bağışık kimse. Ayrıcalıklı. Etkilenmeyen.

Unreachable : Erişilemez.

Unattainable : Yapılamayan. Erişilemez. Başarılamaz. Ele geçirilmez. Ulaşılmaz. Elde edilemez. Ele geçirilemez. Başarılamayan.

 

Untouchable : Parya (hind.).

Tabu : Memnu. Tabulaştırmak. Yasak. Konuşulması yasak şey.

Inaccessible : Erişilemez. Yanına varılmaz. Yaklaşılamaz. Ulaşılmaz.

Out of reach : Yetişilmez. Yetişilemez. Uzak. Erişilemeyen.

Inapproachable : Mesafeli. Eşsiz. Yaklaşılamaz.

Unapproachable : Emsalsiz. Ulaşılmaz. (insan) uzak. Erişilemez. Yaklaşılamaz. Ulaşılması güç. Yaklaşılmaz. Eşsiz.

Untouchables synonyms : harijan, ishmael, unassailable, un come at able, inviolable, taboo, undoable, castaway, immunes, beyond reach, unachievable, sacrosanct, un get at able, outcast, ungetatable, pariah.

Untouchables zıt anlamlı kelimeler, Untouchables kelime anlamı

Violable : Bozulabilir. Bozulabilen. İhlal edilebilir.

Available : Yararlanılır. Elde. Eldeki. Kullanılabilir. Mevcut. Meşgul değil. Bulunabilir. Elde edilebilir. Geçerli. Boşta.