Up against türkçesi Up against nedir

Up against ile ilgili cümleler

English: Ali stacked the boxes up against the wall.
Turkish: Ali kutuları duvarın önüne yığdı.

English: Many consumers rose up against the consumption tax.
Turkish: Çoğu müşteri tüketim vergisine karşı çıktı.

English: The snow banked up against the wall.
Turkish: Duvarın karşısına kar birikmiş.

English: The tower rose up against the blue sky.
Turkish: Kule mavi gökyüzüne doğru yükseldi.

English: He must have stacked them up against the wall.
Turkish: Onları duvarın dibine yığmış olmalı.

Up against ingilizcede ne demek, Up against nerede nasıl kullanılır?

Against : -e doğru. Dayalı. Aykırı. -e aykırı. Aleyhinde. -e zıt yönde. Muhalif. -e karşı. Kontra. Mukabilinde.

Up against a stone wall : Sıkıntıda. Zorda. Taş bir duvara karşı. Başı dertte. Darda. Zor durumda.

Up against the wall : Kanının son damlasına kadar. Var gücüyle. Son nefesine kadar. Sonuna kadar.

Be up against : Çatmak. Mücadele etmek.

Be up against it : Çok zor bir durumda olmak. Güçlüklerle karşılaşmak. Eli darda olmak. Çok kötü durumda olmak. Para sıkıntısı olmak.

Be up against the wall : Çok zor bir durumda kalmak. Ümitsiz olmak. Çok zor bir durumda olmak. Çaresiz olmak. Çaresiz kalmak.

 

İngilizce Up against Türkçe anlamı, Up against eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Up against ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Opposite to : Karşı. Karşısında. -den yolun karşı tarafında. -e muhalif.

In person : Kendi. Şahsen. Bizzat. Bizzat kendisi.

Face to face : Karşılıklı olarak.

Face off : Yüzleşme. Çarpışma. Yüz yüze gelmek. Doğrudan karşılaşma. Buz hokeyinde hakem topu iki rakip takım oyuncusu arasında yere bıraktığında oyunun başlaması.

Be destined for : Bir yere doğru gidecek olmak.

Facing one another : Karşılıklı.

Against : Karşısında. Kontra. Karşı. Dayalı. Muhalif. -e aykırı. -e değecek şekilde. Ters olarak. Mukabilinde.

Opposed to : Aleyhte. Aleyh. Aleyhtar.

Destining : Geleceğini önceden belirlemek. Yöneltmek. Önceden belirlemek. Nasip etmek. Ayırmak. Kaderini önceden belirlemek.

Up against synonyms : facing each other, tete a tete, over against, be destined, vis à vis, vis a vis, eyeball to eyeball, destine, in the teeth of, face each other, overlooking, counter to, vs, destines, for, towards.