Upswept türkçesi Upswept nedir

  • Tepede toplanmış (saç).
  • Yukarıya meyilli.
  • Yukarıya kıvrık.

Upswept ingilizcede ne demek, Upswept nerede nasıl kullanılır?

Upsweep : Yukarıya meyil. Tepede toplanmış saç. Topuz (tepede). Yukarıya kıvrım.

Upsweeps : Yukarıya kıvrım. Tepede toplanmış saç. Yukarıya meyil. Topuz (tepede).

Upswell : Yükselmek. Şişmek. Artış. Yükseltmek. Artmak. Yükselme.

Upswells : Artış. Yükselme. Yükseltmek. Yükselmek. Şişmek. Artmak.

Upswing : Artış. Kapkaç. Yükselme. İlerleme. Düzelme. İyileşme. Artma.

Ups and downs : İyi ve kötü zamanlar. Çıkışlar ve inişler. Mutlu anlar ve mutsuz anlar. Hayattaki iniş çıkışlar. Yokuş. Hayatın cilvesi. Hayatın cilveleri. İnişler ve çıkışlar. Hayattaki iniş ve çıkışlar. Kah düşme kah kalkma.

Upset test : Şişirme deneyi.

Upset : Yenmek (favori rakibi). Bulanmış. Devrilmiş. Bulandırmak. Alabora etmek. Bozulmuş. Altüst olmuş. Üzmek. Altüst etmek. Üzgün.

The ups and downs : Yokuş. Hayattaki iniş çıkışlar. Hayatın cilvesi. Kah düşme kah kalkma. İyi ve kötü günler. Hayatın cilveleri. İyi ve kötü zamanlar. Hayattaki iniş ve çıkışlar. İniş yokuş. Değişiklik.

Upscale : Üst sınıfla ilgili. Pahalı. Zengin sınıfın. Varlıklı sınıfla ilgili. Üst kalite. Üst sınıfa ait. Zarif. Lüks.

 

İngilizce Upswept Türkçe anlamı, Upswept eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Upswept ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disturb : Rahatsız etmek. Altüst etmek. Düşündürmek. Endişelendirmek. Huzursuz etmek. İhlal etmek. Tahrik etmek. Rahat vermemek. Bozmak. Aksatmak.

Move : Oynatmak. Taşımak. Hareket ettirmek. Taşıma. İlerlemek. Kımıldamak. Hamle. Kıpırdamak. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Kıpırdatmak.

Affect : Hoşlanmak. Sevmek. Duygulandırmak. Gibi davranmak. Değiştirmek. Tesir etmek. Bozmak. Yaşamak ( de). Üzmek. Etki etmek.

Commove : Kışkırtmak. Heyecanlandırmak. Rahatsız etmek. Zorla hareket etmeye neden olan. Tahrik etmek. Şiddet ile hareket etmek. Toplumun şiddet duygularını körüklemek. Kafasını karıştırmak. Provoke etmek. Karıştırmak.

Agitate : Galeyana getirmek. Altüst etmek. Propaganda yapmak. Dalgalandırmak. Telaşlandırmak. Kamuoyunu kışkırtmak. Sallamak. Çalkalamak. Sarsmak. Kışkırtmak.

Disorder : Düzenini bozmak. Kargaşa. Sağlığını bozmak. Karıştırmak. Karışıklık. Keşmekeş. Nizamsızlık. Düzensizlik. Hastalık. Bozmak.

Disquiet : Tedirgin etmek. Tedirginlik yaratmak. Huzurunu bozmak. Telaşlandırmak. Kaygılandırmak. Endişe vermek. Endişe uyandırmak. Huzurunu kaçırmak. Rahatsız etmek. Üzmek.

Rouse : Uyanmak. Kızdırmak. Uyandırmak. Tahrik etmek. Canlanmak. Yatağından çıkarmak. Yuvasından çıkarmak. Canlandırmak. Harekete geçirmek. Telaşlandırmak.

Charge : Ödetmek. Harç. İtham etmek. Sorumlu tutmak. Ücret. Besleme. Taarruz. Tembihlemek. Yüklemek. Şarj.

Turn on : Azdırmak. Heyecanlandırmak. Saldırmak. Yakmak. Elektronik eşyaları açmak. Aniden saldırmak. İlgisini uyandırmak. Bağlı olmak. Cinsel istek uyandırmak.

 

Upswept synonyms : touch, perturb, impress, jolt, trouble, excite, unhinge, cark, strike, distress, charge up, distract.

Upswept zıt anlamlı kelimeler, Upswept kelime anlamı

Calm : Sakinleştirmek. Ağırbaşlı. Esintisiz. Sakinleşmek (deniz). Endişesiz. Dingin. Sakinlik. Serinkanlı. Huzurlu. Soğukkanlı.

Expected : Umulan. Melhuz. Öngörülen. Ümit edilen. Dört gözle beklenen. Beklenen. Beklenilen.