Upturning türkçesi Upturning nedir

Upturning ingilizcede ne demek, Upturning nerede nasıl kullanılır?

Upturn : Altüst etmek. Yükselme. Ters çevirmek. Yukarıya dönme. Yukarı çevirmek. İyiye doğru gitme. İyiye gitme. Düzelme. Tersi dönme. Yukarı çevirme.

Upturned : Kalkık. Alabora olmuş. Ters dönmüş.

Upturns : Yukarı çevirmek. Yükselme. Çevirmek. Düzelme. İyiye doğru gitme. İyiye gitme. İyileşme. Tersi dönme. Yukarı çevirme. Ters çevirmek.

Angle of rupture : Kırılma açısı. Kopma açısı.

Aortic rupture : Ana atardamar yırtılması. Ana atardamar duvarının içindeki basınç artışı nedeniyle yırtılması, aorta rupturu, aortik ruptur. yarış atı veya aygırlarda heyecan ve etkinliğin yüksek olduğu durumlarda önceden, dejenerasyon ve kireçlenme gibi nedenlerle zayıflamış olan ana atardamarda biçimlenir.

Brittle rupture : Gevreklik kırılması.

Cardiac rupture : Kalp yırtılması. Kardiyak ruptur. Kalp kasının travmatik veya spontan olmak üzere değişik nedenlere ilgili olarak karıncık veya kulakçık duvarlarının yırtılması veya delinmesi hali, kardiyak ruptur.

Myogen ruptur : Kas yırtığı. Kas liflerinde meydana gelen sınırlı veya tam kopma olguları.

 

Rupturable : Koparılabilir. Parçalara ayrılabilir. Yırtılabilir. Kırılabilir.

Being ruptured : Açılmış olma. Koparılmış olma. Koparılma.

İngilizce Upturning Türkçe anlamı, Upturning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Upturning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Divagation : Konudan sapma. Başıboş dolaşma. Saçmalama. Abuk sabuk konuşma. Konu dışına çıkma. Sapma. Tutarsız konuşma.

Avert : Olmasını önlemek. Defetmek. Engellemek. Başka tarafa çevirmek. Yön değiştirmek. Önlemek. Bertaraf etmek. Önüne geçmek. Başka yöne çevirmek.

Right : Sağ. Doğrudan doğruya. Yolunda. Doğrulmak. Sağda. Haklı. Çeki düzen vermek. Sağdan. Derleyip toplamak. Doğru.

Assemble : Toplantı yapmak. Düzenlemek. Monte etmek. Takmak. Çevirmek (bilgisayar). Bir araya toplamak. Toplaşmak. Birleştirmek. Toplamak.

Agitates : Propaganda yapmak. Üzmek. Sallamak. Sarsmak. Dalgalandırmak. Tahrik etmek. Çalkalamak. Galeyana getirmek. Kışkırtmak.

Bedevils : Delirtmek. Bozmak. Şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Çileden çıkartmak.

Stem : Kök. Kapama mili. Vananın açılıp kapanmasını sağlayan mil. Esas fiil. Gelmek. Durdurmak. Kesmek. Bitkilerde yaprak ve üreme organlarını taşıyan genelde toprak üstünde olan yapılar. Engellemek. Işıtaç tabanı.

Turn down : İndirmek. Elinin tersiyle itmek. Kıvırmak. Sesi azaltmak (radyonun, televizyonun, vb.). Ters dönmek. Tepmek. Reddetmek. Sesini alçaltmak. Geri çevirmek.

Ascent : Yukarı doğru giden yol. Gitme. Harfin üst çıkıntısı. Yokuş. Sporda verilen herhangi bir işaretle yarışa başlama. Yükseliş. Bayır. Çıkış. Yukarı doğru göç.

 

Bedevilled : Eziyet edilmiş. Şaşırtmak. Çileden çıkartmak. Kötü davranılmış. Bozmak. Delirtmek. Mağdur edilmiş. Çileden çıkarılmış. Kafasını karıştırmak.

Upturning synonyms : three point turn, kick turn, bonification, regeneration, agitate, turn inside out, healing, rectification, meioses, straightening, diversion, depolarise, convalesce, annuls, turn up, improvement, bedevilling, convalescence, deflexion, agitating, cicatrisation, change of course, bollixing, bend, change over, convalescing, depolarize, annul, averted, stem turn, distinction, recoveries, bollixed.

Upturning zıt anlamlı kelimeler, Upturning kelime anlamı

Forward : Ön. Yollamak. Öndeki. Yönlendirme yapmak. Şımarık. Cüretkar. Akıncı. İleri aktarmak. Yüklemek. Göndermek.

Progressive : Devamlılık belirten. Progresif. İlerleyen. İlerleyen, gittikçe ilerleyen, progresif. Yenilikçi. Gelişimsel. İlerlemiş. Gelişen. İlerleyici ataksi. İlerleyici.