Ur genes türkçesi Ur genes nedir

  • Bütün organizmalardaki biyolojik sistemlerin en az düzeyde çalışması için, dna kopyalaması, rna kopyalaması ve tercümesi vb. için gerekli proteinleri kollayan genler.
  • Ur genler.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Ur genes ingilizcede ne demek, Ur genes nerede nasıl kullanılır?

Genes : Gen. Genler. Kromozomun belirli kalıtsal özellik aktaran kısmı.

Antibiotic resistance genes : Antibiyotiğe dayanıklı genler. Plazmitlerde bulunan ve çeşitli antibiyotiklere karşı girdikleri ya da bulundukları hücreyi dirençli hale getiren genler. Plazmitlerde bulunan ve çeşitli antibiyotiklere karşı girdikleri veya bulundukları hücreyi dirençli duruma getiren genler.

D genes : İmmunoglobin ağır zincir genlerinden v ve s genleri arasındaki gen grubu. D genleri.

Early genes : Virüs çoğalma döngüsünün erken döneminde etkin olan, çoğunlukla yapısal olmayan ve enzim fonksiyonu gören proteinlere ait bilgileri taşıyan viral genler. Erken genler.

Helminth genes : Helmint genleri. Helmintlerde bulunan kalıtsal materyal.

Housekeeping genes : Ekspresyonu değişmeyen temel gen. Hizmetçi genler. Bütün hücreler için gerekli işlevleri kotlayan, bu nedenle bütün hücrelerde ifade edilen ve metil grubu taşımayan genler. Referans gen.

İngilizce Ur genes Türkçe anlamı, Ur genes eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Ur genes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Aardvark : Yerdomuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yer domuzu.

Acacia : Akasya sakızı. Arap zamkı. Akasya. Mimoza. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Yerdomuzu.

 

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam.

Ur genes synonyms : abo blood groups system, a cell, abambulacral area, abductor muscle, a chromosome, abiotic factor.