Uzeri nedir, Uzeri ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Üzeri// uzeruna gâlmak: hücum etmek, saldırmak.

Uzeri kısaca anlamı, tanımı

Uzer : Becerikli, akıllı kişi

Uzerişen : Yörekentte oturan ve kentin sunabildiği taşıma olanaklarından yararlanarak ya da kendi taşınım olanaklarıyla her gün çalışmak üzere kente gidip gelen kimse.

Uzerişim bölgesi : Bir kentin, çeşitli doğrultulardaki uzerişim uzaklıkları içinde kalan ve insanları sabah ve akşamları sürekli devinim içinde bulunan yörekentlerinden oluşan çevresi.

Saldırmak : Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek. Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak. Etkisiyle eritmek. Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak. Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek.

Saldırma : Saldırmak işi. Bir tür büyük bıçak.

Galmak : Kalmak. Gelmek, bk. gâlmak. Geri dönmek, dönüşü olmak. Ele almak, bahis mevzuu etmek - sirt yera galmak: mağlup olmak, yenilmek. Gelmek, intikal etmek. Ulaşmak, değmek - uzeruna gâlmak hücum etmek, saldırmak.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

 

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Hücum : Saldırı. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, hamle. Sert eleştiri. Üşüşme, bir yere toplanma. "İleri" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Etme : Etmek işi.

Diğer dillerde Uzdeyiş anlamı nedir?

Osmanlıca Uzdeyiş : mm-i bedi