Value system türkçesi Value system nedir

  • Bireyin ya da toplumun edindiği ve geliştirdiği değerlerin tümü. bir kimsenin değişik durumlarda gösterdiği sürekli davranışlara yön veren köklü tutum ve inançlar.
  • Bireylerin veya teşkilatların gözündeki önem sırasına göre değer verme.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Değer sistemi.
  • Değerlendirme sistemi.
  • Değerler dizgesi.

Value system ingilizcede ne demek, Value system nerede nasıl kullanılır?

Value : Önem. Keşide etmek. Kıymet takdir etmek. Değer vermek. Para değeri. Kıymet. Mallar arasındaki değişim oranı. bir özdeğin para ile nitelendirilen değeri. ekonomik değer. bir mal değişiminde, karşılık olarak alınan başka bir mal niceliği. Değer. Paha biçmek.

System : Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü. Usul. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Dizge. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Vücut. Aralarında ilişkiler bulunan, böylece belli bir işlevi olan bir bütün oluşturacak biçimde etkileşen nesneler topluluğu. bir dizgeyi oluşturan nesneler arasında kişiler, makineler, yordam, izlence ya da veriler bulunabilir. ayrıca bu nesneler de kendi başlarına birer dizge niteliği taşıyabilir; bu durumda dizgenin altdizgelerinden söz edilir. Yapı. Ağ. Nizam.

 

Value added : Parasal olmayan uzun dönem karı. Katma değer. Kiralanan bir işçinin ürettiği ticari bir malın çıplak değeriyle bu değere işçinin ücretinin eklendiği değer arasındaki fark.

Value added carrier : Katma değerli taşıyıcı.

Value added network : Değer katkılı ağ. Katma değer ağı. Katma değerli şebeke.

Value added reseller : Değer katan yeniden satıcı. Varolan bir ürünü geliştiren ve kendi markası altında satan şirket. Var. Katma değerle pazarlayan.

İngilizce Value system Türkçe anlamı, Value system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Value system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Achievement tests : Başarı testleri. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Academy : Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Okul. Bilim adamları topluluğu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksek okul. Medrese. Akademi. Yüksekokul.

Abulia : İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İrade kaybı. İrade yitimi. Kayıtsızlık. Abulya. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İstenç yitimi. Abuli. İstem yitimi.

 

Accustoming : Ünsiyet. Yetiştirim. Ülfet. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Alıştırmak.

Achromatopsia : Renk körlüğü. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Akromatopsi.

System of value : Toplumsal olay, durum ya. da özellikleri iyi-kötü, doğru-yanlış olarak niteleyen, toplumun genel amaç ve davranış düzgülerinden oluşmuş egemen değerler bütünü.

Abstract reasoning : Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut usavurma.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Rating system : Derecelendirme sistemi. Sıralama. Derecelendirme. Sonuçları değerlendirme sistemi.

Value system synonyms : achievement age, abnormal child, academic preparation, ability group, active school, a priori knowledge, abstract intelligence, academic year.