Values türkçesi Values nedir

  • Degerler.
  • Keşide etmek.
  • Değerleri.
  • Paha biçmek.
  • Değer biçmek.
  • Değer vermek.
  • Değerini bilmek.
  • Değerler.
  • Önem vermek.
  • Değer.

Values ile ilgili cümleler

English: Determine the range of values of the constant k to which the quadratic inequality x² + kx - 3k > 0 holds for any real value of x.
Turkish: x bir reel sayı olmak üzere, x² + kx - 3k > 0 eşitsizliğinde k sabitinin alabileceği değer aralığını bulunuz.

English: He values honor above anything else.
Turkish: O, onura her şeyden daha çok değer verir.

English: Ali values your friendship.
Turkish: Ali dostluğunuza değer veriyor.

English: Jale renounced her moral values and became a nihilist.
Turkish: Jale ahlaki değerlerini reddetti ve bir hiççi oldu.

English: He always values his wife's opinions.
Turkish: O, her zaman karısının görüşlerine değer verir.

Values ingilizcede ne demek, Values nerede nasıl kullanılır?

Values from : Buradaki değerlerden.

Values in reverse order : Değerler ters sırada.

X values for xy chart : Xy-grafiğinin x değerleri.

Affiliated values : Bağlı değerler.

Atomic term values : Belli toplam dönüsü (s) ve toplam açısal kolcuğu (l) olan öğecik nicem durusu. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Öğecik izgeterim değerleri.

Eternal values : Sonsuza kadar devam eden ahlaki değerler. Ebedi değerler. Sabit ilkeler.

 

Critical values : Tehlikeli değer. Kritik değer. Maksimum veya minimum sınır. Kritik değerler.

Cultural values : Kültürel değerleri. Bir kültürün inançları. Kültürel değerler. Belli bir kültürün ahlak kuralları.

Change of values : Değerde değişiklik. Kıymet değişikliği.

Fill values : Değerleri doldur.

İngilizce Values Türkçe anlamı, Values eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Values ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accentuates : Vurgulamak. Vurgulu okumak. Üzerinde durmak. Önemle belirtmek.

Care : Endişelenmek. Kaygı. İstemek. İtina. İlgi duymak. Kafaya takmak. Önemsemek. Umurumda olmak. İlgili olmak. Üzüntü.

Preciousness : Özentili anlatım. Değerlilik. Pahalılık. Kıymet. Kıymetli oluş. Aşırı incelik.

Dearness : Sevgililik. Sevgi. Kıymetlilik. Pahalılık.

Cessed : İhmal etmek. Vergilendirmek.

Esteem : Takdir etmek. Addetmek. İtibar. İtibar etmek. Saymak. Saygı göstermek. İnanmak. Düşünmek. Sanı. Rağbet.

Appraise : Kıymet takdir etmek. Değer takdir etmek. Değer tespit etmek. Değerlendirmek. Takdir biçmek. Fiyat saptamak.

Set store by : Saygı duymak. Önemsemek. Hesaba katmak.

Featuring : Belirtmek. Başrolde oynatmak. Eşlik eden. Karakterize etmek. Beraber şarkı söyleme. Yayınlamak. Düet.

Apprizes : Söylemek. Bilgi vermek. Bildirmek. (eski kullanım) tahmin etmek. Fiyat saptamak. Haberdar etmek. Haber vermek. Değerini yükseltmek.

Values synonyms : estimates, meaning, drawing, priced, attach importance, cares, give heed to, amount, treasure, appreciated, prizing, cherish, cherishes, valorise, dignity, appraising, cost, drew, evaluates, appreciates, belief, feature, amounts, accentuate, valorize, account, precious, moral, estimate the price, evaluate, consider important, costliness, evaluated.

Values zıt anlamlı kelimeler, Values kelime anlamı

Unbelief : İmansızlık. İnançsızlık.