Vandalizes türkçesi Vandalizes nedir

  • Kırıp dökmek.
  • Barbarlık etmek.
  • Tahrip etmek.
  • Yıkmak (mal vb).
  • Zarar vermek.
  • Yakıp yıkmak.
  • Yıkmak.

Vandalizes ingilizcede ne demek, Vandalizes nerede nasıl kullanılır?

Vandalize a bus shelter : Otobüs durağını tahrif etmek. Otobüs durağına zarar vermek.

Vandalize : Barbarlık etmek. Kırıp dökmek. Yıkmak. Yıkmak (mal vb). Yakıp yıkmak. Zarar vermek. Tahrip etmek.

Vandalized : Tahrip etmek. Yıkmak (mal vb). Yıkmak. Kırıp dökmek. Barbarlık etmek. Zarar vermek. Yakıp yıkmak.

Vandalization : Vandalize etme. Başka birine ait olan veya güzel olan bir şeyi bilerek ve isteyerek bozma veya tahrif etme.

Vandalizing : Yıkmak. Yıkmak (mal vb). Zarar vermek. Yakıp yıkmak. Kırıp dökmek. Tahrip etmek. Barbarlık etmek.

Vandalise : Yıkmak. Yıkmak (mal vb). Zarar vermek. Tahrip etmek. Yakıp yıkmak. (britanya ingilizcesi) güzel olan veya kamuya ya da bir başkasına ait olan bir şeyi bilinçli bir şekilde yok etmek veya tahrif etmek (vandalize olarak da yazılır). Kırıp dökmek.

Vandalware : Kötücül yazılım.

Vandal : Yararlı ve güzel şeyleri tahrip eden kimse. Vandallar ile ilgili. Yararlı ya da güzel şeyleri tahrip eden kimse. Zorba. Güzel şeyleri tahrip eden. Barbar. Yıkıcılık. Vandal.

Vandalised : Zarar vermek. Yıkmak. Kırıp dökmek. (britanya ingilizcesi) güzel olan veya kamuya ya da bir başkasına ait olan bir şeyi bilinçli bir şekilde yok etmek veya tahrif etmek (vandalize olarak da yazılır). Tahrip etmek. Yakıp yıkmak. Yıkmak (mal vb).

 

Vandalism : Vandalizm. Barbarlık. Vandallık. Yıkıcılık. Sanat eserlerini yıkma.

İngilizce Vandalizes Türkçe anlamı, Vandalizes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vandalizes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Harry : Soymak. Yağmalamak. Eziyet vermek. Rahatsız etmek. Erkek ismi (henry ya da harold'dan türeyen). Rahat vermemek. Sinirini bozmak. Eziyet etmek. Bozmak.

Eradicate : Kökünü kurutmak. Kökünden sökmek. Toptan yok etmek. Yoketmek. Kökünü kazımak. Kökünden halletmek. Kökünden söküp atmak. İmha etmek. Yok etmek.

Dashes : Cesaretini kırmak. Vurmak. Sıçratmak. Savrulmak. Fışkırtmak. Püskürtmek. Savurmak. Atmak. Parçalamak.

Bang up : Canına okumak. Hasar vermek. Birini pataklamak. Mükemmel. Mahvetmek. Bozmak. Berbat etmek. Ağır şekilde zarar vermek. Birini kötü dövmek.

Encroached : Yavaşça veya gizlice tecavüz edilmiş (hak, mülk). Sokulmak. Gizlice saldırılmış. Kötüye kullanmak. Tecavüz etmek. Gaspedilmiş. El uzatılmış.

Lay waste : Yerle bir etmek. Harabeye çevirmek. Harap etmek.

Eradicates : Yoketmek. İmha etmek. Yok etmek. Kökünü kazımak. Kökünden söküp atmak. Kökünden sökmek. Toptan yok etmek. Kökünden halletmek. Kökünü kurutmak.

Disadvantage : Götürü. Kayıp. Dezavantaj. Mahzur. Bir kişi, nesne, durum ya da koşula karşı olan, başarı ya da kazançta engelleyici etkisi bulunan özellikler. Sakınca. Yarar yitimi. Kusur.

 

Blow up : Öfkelenmek. İnfilak etmek. Parlamak. Patlak vermek. Azarlamak. Büyütmek (fotoğrafçılık terim). Büyütmek. Birden kızmak. Agrandisman yapmak.

Ruin : Kalıntı. Ören. Harab etmek. Yıkılış. Yıkılma. İflas. Mahvetmek. Ç.enkaz. Canına okumak. Batkı.

Vandalizes synonyms : trash, blow down, blasts, cause a loss, defeat, encroaching, disserve, batter down, devastate, endamaged, cause havoc, dilapidate, confound, vandalizing, demolish, confounding, demolished, damage, commission, harrying, blast, vandalized, lay waste to, bring damage, demolishing, dash, smash, destroy, ravage, vandalising, endamages, trashes, endamage.