Vanillic türkçesi Vanillic nedir

  • Vanilyalı.
  • İçinde vanilya bulunan.
  • Vanilya içeren.
  • Vanilik.

Vanillic ingilizcede ne demek, Vanillic nerede nasıl kullanılır?

Homovanillic acid : Katekolaminlerin metabolizması sonucunda açığa çıkan ve oksidatif enzimlerin tespitinde ayraç olarak kullanılan bir metabolit. Homovanilik asit.

Vanillin : Vanilya bitkisinden elde edilen veya sentetik olarak üretilen ve parfüm ve tatlandırıcılarda kullanılan berrak bir bileşim. Gıda ve yemlere lezzet ve aroma maddesi olarak katılan ve vanilya bitkisi tohumlarından elde edilen madde. Vanilin.

Vanillins : Vanilin.

Vanilla : Sıradan. Sıkıcı. Geleneksel. Vanilya. Vanilyalı. Özelliksiz. Salepgiller (orchidaceae) familyasından, hava kökleri olan, meyvelerinde yağ, reçine ve vanilin bulunan, likör, pasta ve dondurmaya lezzet verici olarak katılan, tropiklerde yetişen, sarılıcı, epifit bir bitki.

Vanilla bean : Vanilya çekirdeği. Vanilya tohumu.

Vanilla pudding : Vanilyalı puding.

Chocolate vanilla : Çikolata ve vanilya tadı veren dondurma. Çikolata vanilya.

Vanilla pod : Vanilya baklası.

Vanilmandelic acid : Vanilmandelik asit. İdrarla atılan ve idrar düzeyi feokromasitomalı hastalarda yükseldiği için diagnostik önemi olan katekolaminlerin yıkım ürünlerinden biri, vma. Vma.

Vanilylmandelic acid : Vanililmandelik asit. Adrenalin ve noradrenalinin vücutta enzimatik reaksiyonlar sonucu dönüştüğü son ürün, vma.

 

İngilizce Vanillic Türkçe anlamı, Vanillic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vanillic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Variolous : Çiçek hastalığı geçirmekte olan. Çiçek hastalığıyla ilgili. Çiçek hastalığına özgü. Çiçek hastalığı hastası.

Flavouring : Yemeğe tat veren şey. Tat veren şey. Tatlandırıcı şey. Lezzet katıcı. Tat verme. Lezzetlendirici. Çeşni. Tatlandırıcı.

Seasoning : Çeşnilik. Bahar. Çeşni. Sos. Lezzet veren. Mevsimlendirme. Yemeğe tat katan şey. Lezzet verme. Terbiye. Baharat.

Variolar : Çiçek hastalığı hastası. Çiçek hastalığı geçirmekte olan. Varioler. Variolöz. Çiçek hastalığına özgü. Çiçek hastalığıyla ilgili.

Seasoner : Diğerinin deneyimli olmasına yardımcı olan kişi. Bir başkasına tecrübe kazandıran kimse. Alıştıran kimse. Birbaşka insanın tecrübeli hale gelmesine sebep olan kimse. Kullanılması için odunları kurutan kimse. Baharat kullanan aşçı. Baharatları ekleyen kimse.

Flavorer : Lezzet verici.

Vanilla extract : Vanilya özü. Vanilya esansı. Vanilya bitkisinden elde edilen ve yemeklerde kullanılan bir sıvı.

Vanilla bean : Vanilya çekirdeği. Vanilya tohumu.

Vanillas : Özelliksiz. Sıradan. Vanilya. Sıkıcı. Geleneksel.

Flavoring : Çeşni. Tatlandırıcı. Yemeğe tat veren şey. Tat veren şey. Lezzet katıcı. Gıdaya hoş koku kazandırmak veya var olanı güçlendirmek amacıyla eklenen doğal veya sentetik katkı maddeleri. Lezzetlendirici. Aroma artırıcı. Tatlandırıcı şey.

 

Vanillic synonyms : flavourer, vanilla.

Vanillic zıt anlamlı kelimeler, Vanillic kelime anlamı

Odorless : Kokmaz. Kokusuz.

Fancy : Aklında canlandırmak. İmgelemek. Tahayyül etmek. Zannetmek. Sevmek. Hayal gücü. Aşırı. Sıradan olmayan. Sanmak. Arzu etmek.

Vanillic ingilizce tanımı, definition of Vanillic

Vanillic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Specifically, designating an alcohol and an acid respectively, vanillin being the intermediate aldehyde. Resembling vanillin. Pertaining to, or derived from, vanilla or vanillin.