Varied türkçesi Varied nedir

Varied ile ilgili cümleler

English: The United States is a paradise for almost every kind of sports, thanks to its wonderfully varied climate.
Turkish: Harika değişik iklimleri sayesinde, Amerika Birleşik Devletleri, hemen hemen her türlü spor için bir cennettir.

English: The number of living languages is frequently debated and estimates have varied from five thousand to eight thousand.
Turkish: Yaşayan dil sayısı sıkça tartışma konusu olur ve tahmini sayı beş bin ile sekiz bin arasında değişegelmiştir.

Varied ingilizcede ne demek, Varied nerede nasıl kullanılır?

Varied work : Muhtelif iş. Değişken iş. Muhtelif çalışma. Değişken çalışma.

Variedly : Farklılaşan bir şekilde. Muhtelif bir şekilde. Değişken bir şekilde. Farklı bir şekilde.

Variedness : Çeşitlilik.

Unvaried : Aynı kalmış. Değişmemiş.

Variegate : Alaca. Çeşitlilik. Renk renk yapmak. Renklendirmek. Alacalı bulacalı yapmak. Rengarenk yapmak.

Variegating : Renklerle bezeme. Renklendirme. Renklendirmek. Rengarenk yapmak.

Variegated : Rengarenk. Alaca. Renklendirilmiş. Renk renk. Alacalı. Çeşitli. (çiçek vb) alacalı. Değişik. Değişik ve düzensiz renkte lekeleri ya da benekleri olan. Türlü.

 

Variegates : Alaca. Rengarenk yapmak. Çeşitlilik. Renklendirmek.

Variegate leaf : Bazı bitki yapraklarının klorofil eksikliğinden dolayı alacalı renkli oluşu. Variyegat yaprak.

Varies : Değişmek. Islah etmek. Değiştirmek. Başkalaşmak. Değişime uğramak. Farklı olmak. Çeşitlemek. Çeşitli olmak. Değişik olmak. Çeşitlendirmek.

İngilizce Varied Türkçe anlamı, Varied eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Varied ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

All sorts of : Her tür. Binbir çeşit. Her nevi. Binbir türlü. Her çeşit.

Revised : Düzenlenmiş. Tekrarlamak (ders). Revize edildi. Değiştirmek (düşünce). Tekrar düzeltme yapmak. Gözden geçirildi. Revize edilmiş. Gözden geçirilmiş. Gözden geçirmek. Yeniden incelemek.

Ambivalent : İkircikli. Çelişik duygular taşıyan. Çelişik duygu taşıyan. Karışık hisleri olan. Duyguları çelişen. Birbirine zıt hisleri olan. Kararsız. Karışık duygular besleyen. Zıt duygu taşıyan.

Discriminating : Farkı görebilen. Değişen. Seçici. Ayırıcı. Ayrıcalık yapan. Fark gözeten. Fark eden. Ayıran. Ayırt eden. Titiz.

Atypical : Düzensiz, değişik, değişken, tipik olmayan, herhangi bir grup içerisinde değerlendirilemeyen. Atipik. Alışılmamış. Tipik olmayan. Başka. Atipikal.

Alterant : Değiştirilebilir.

Variable : Tutarsızlık. Değişen. Çelişki. Değişken şey. Dönek. Değişkenlik. Kararsız. Bir evreni temsil eden deneklerin değişebilen özelliği. nicelik ve ölçülebilir nitelik bakımından değişiklik gösteren gözlem. değişik değerler alabilen (nicelik). ağırlık, boy, zihin yeteneği gibi bireyden bireye değişen öğe ve etmenler ile olgulara verilen genel ad. Değişken nicelik. Bir kümenin, bir dizi değerler alabilen değişken niceliği.

 

Medleys : Oturtma. Karmakarışık şey. Potpuri. Karışık şeyler. Karışık. Karışım. Çeşni. Florida eyaletinde yerleşim yeri.

Differently : Farklı olarak. Farklı şekilde. Başka türlü. Farklı bir biçimde. Değişik olarak. Başka şekilde. Başka biçimde.

Variety : Biyoloji, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çeşit. Varyete. Çeşitleme. Renk, ibik biçimi, sakal veya bacak tüylerine göre oluşan ırkların alt bölümü. Değişiklik. Farklılık. Şov. Değişiklendirme, çeşitlendirme. Sosis.

Varied synonyms : misc, olio, displaced, miscellaneous, interlarded, hodgepodges, diverging, diversified, diverse, divergent, another, all sorts, all kinds, mixed, olios, adjusted, omnifarious, new, multifarious, fitful, divers, hotchpotch, multifaceted, species, newing, supposititious, alternant, disparate, varicolored, varietal, distinct, various, hodgepodge.

Varied zıt anlamlı kelimeler, Varied kelime anlamı

Homogeneous : Tekkökenli. Tektürel. Benzeşik. Tekunsurlu. Yapısı ve özellikleri her yerinde özdeş olan (özdek). aynı dereceli ya da aynı boyutlu olan. Fiziksel ve kimyasal özellikleri, çeşitli bölgelerinde ayrılık göstermeyen tek evreli dizgelerin ortak özelliği. Aynı yapılı olan. Türdeş. Özellikleri, her noktasında eşdeğer olan özdek evresine ilişkin. Homojen.

Unvaried : Değişmemiş. Aynı kalmış.

Same : Aynı. Farksız. Aynı şey. Farketmez. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Eşit. Tıpkı. Özdeş. Aynı şekilde. Sürüm.

Varied antonyms : unmodified, undiversified.

Varied ingilizce tanımı, definition of Varied

Varied kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Diversified. Changed. Altered. Varied scenery. Various. As, a varied experience. Varied interests.