Vascular system türkçesi Vascular system nedir

  • Ksilem ve floemden oluşan bitki dokularında, ksilem tarafından su ve suda erimiş maddelerin, floem tarafından fotosentez ürünlerinin taşınmasını sağlayan sistem. iletim sistemi, damar sistemi.
  • Damar jüyesi.
  • İletim sistemi.
  • Vasküler sistem.
  • Damar sistemi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Hayvanlarda kan ve lenf sıvısının taşındığı sistem. ksilem ve floemden oluşan bitki dokularında, ksilem tarafından su ve suda erimiş maddelerin, floem tarafından fotosentez ürünlerinin taşınmasını sağlayan sistem, iletim sistemi, vasküler sistem.

Vascular system ingilizcede ne demek, Vascular system nerede nasıl kullanılır?

Vascular : Vasküler. Arnalı. Damar. Damarsal. Damar cinsinden, kan veya sıvı nakleden kanala ait olan. damarlı, kan damarları olan. Damarlı. Damar ile ilgili. Damarla ilgili.

System : Yapı. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü. Yöntem. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Düzen. Jüye. Kaide. Organizmada aynı işlevleri gerçekleştirmek için birbirleriyle ilgili bağlantılı organların oluşturduğu birlik veya grup. yol, yöntem.

 

Blood vascular system : Kan damarları sistemi. Kan damarları jüyesi.

Water vascular system : Derisi dikenlilerde sölomu kapsayan, ağzın çevresini saran bir çember kanal ile bundan ayrılan beş ışınsal kanaldan yapılmış bir sistem. çember kanal poli keselerine bağlıdır. ışınsal kanallar yan kanallar aracılığıyla tüp ayaklarla (ambulakral ayaklar) birleşmiştir. birleşme yerinde ampuller bulunur. bu sistem taş kanal aracılığı ile vücut dışındaki sıvıyla bağlantı halindedir. kanalların içinde taşınan su, hayvanın hareketini özel bir biçimde sağlar. ambulakral sistem. Vasküler sistem. Su kanal sistemi.

Vascular atrophy : Damara ilgili atrofi. Vasküler atrofi. Bir organ veya dokuya damar sertliği, kan damarlarının daralması veya basınç altında kalması gibi nedenlerle normalden az kan gelmesi sonucu biçimlenen küçülme, vasküler atrofi.

Vascular bundle : İletim demeti. Elyaf demeti. Bitkilerde organik ve inorganik besin maddelerinin iletiminin yapıldığı odun ve soymuk borularından oluşan yapılar.

İngilizce Vascular system Türkçe anlamı, Vascular system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vascular system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

 

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yerdomuzu.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Transmission line : Nakil hattı. İki ya da daha çok nokta arasında elektrik erkesi taşıyan iletken teller. İletim hattı. İletim yolu. Taşıma hattı. Transmisyon hattı.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Vascular system synonyms : transmission system, acacia, aardvark, a site, haemal, hemal, a cell, a cells, abductor muscle, abiotic factor, vasculature, water vascular system.