Vasculature türkçesi Vasculature nedir
- Damar yayılışı.
- Damar dizilişi.
- Damar düzeni.
- Vaskülatür.
- Damar sistemi.
- Kan damaları sistemi.
- Damar diziliş ve yayılışı.
Vasculature ingilizcede ne demek, Vasculature nerede nasıl kullanılır?
Vascular : Damar ile ilgili. Damar cinsinden, kan veya sıvı nakleden kanala ait olan. damarlı, kan damarları olan. Damarsal. Arnalı. Damarlı. Vasküler. Damarla ilgili. Damar.
Vascular atrophy : Vasküler atrofi. Bir organ veya dokuya damar sertliği, kan damarlarının daralması veya basınç altında kalması gibi nedenlerle normalden az kan gelmesi sonucu biçimlenen küçülme, vasküler atrofi. Damara ilgili atrofi.
Vascular bundle : Bitkilerde organik ve inorganik besin maddelerinin iletiminin yapıldığı odun ve soymuk borularından oluşan yapılar. Elyaf demeti. İletim demeti.
Vascular cambium : İkincil odun borusu ve sekonder floemi oluşturan lateral meristemler. Vasküler kambiyum.
Vascular diathesis haemorrhagica : Vasküler hemorajik diyatezis. Vasküler bozukluklara bağlı olarak kanama eğiliminin artışı.
Vascular graft : Teflon veya naylon gibi sentetik materyallerden yapılmış damar yerine konulan materyaller. Vasküler greft. Vasküler graft.
Vascular hamartoma : Damar hamartomu. Kan damarlarının yerel aşırı üremesiyle belirgin ve genellikle dermiste yerleşen, kırmızı renkte, yumuşak, tek veya çok sayıda iyicil tümör. kimileri arteryovenöz şantlara bir cevap olarak gelişirken, kimileri kronik irritasyonlara bağlı anjiyogenezis sonucu oluşur.
Vascular layer : Kan damarları, melanositler, bağ dokusu hücreleri ve tellerince zengin gevşek bağ dokusundan oluşan koroit tabakası ile koroidin mercek hizasındaki uzantısı olan silli cisim ve merceği kısmen örten, ortasında göz bebeği (pupilla) bulunan iristen oluşan gözün orta tabakası. Damar tabaka.
Vascular ring anomaly : Aortik dallardan köken alan vasküler yapıların anormal gelişmesi sonucunda yemek borusunu halka gibi sararak sıkıştırması. Vasküler halka anomalisi.
Vascular nevus : Damar beni. Derideki kılcal damarların hipertrofisi sonucu oluşan, yaşlı köpeklerde skrotumda görülen ve kanamaya eğilimli, kırmızımsı şişlik veya leke, nevüs vaskülaris, nevüs vaskülozus.
İngilizce Vasculature Türkçe anlamı, Vasculature eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vasculature ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Muscle : Kasılma ve gerilme gücü ile vücuda devinim olanağı sağlayan et dokusu. Adele. Pazı. Kas gücü. Güç. Adale. Kas. Kuvvet.
Tendon : Tendon. Öngerme çeliği. Sinir. Veter. Öngerme kablosu. Bir kasın hareket edebilen yapılarla bağlanmasını sağlayan beyaz, parlak ve telli bir bağ. tendon. Kasları kemiklere bağlayan yoğun, düzenli bağ dokusu. Tendo. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kas-kemik bağı.
Gullet : Su kanalı. Sel yatağı. Ağız boşluğu ile yemek borusu arasında uzanan kısa, kaslı bir kanal. farinks. Boğaz. Yemek borusu. Gırtlak. Geçit. Kanal. Yutak.
Oesophagus : Yemekborusu. Özofagus. Yutak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yutakla mide arasındaki kassıl ve zarsıl boru biçimindeki organ, özofagus. Yutak ile mide arasında kalan, içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış, bağ dokusu, çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş, çok sayıda bez içeren, insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı. özofagus. Yemek borusu. Ağız ile mideyi birbirne bağlayan tüp. Boğaz. Özefagus.
Muscular tissue : Kasdoku. Kas dokusu.
Hemal : Kan. Kan veya kan damarlarına ait olan. Hemal. Kana ait. Kan damar sistemi. Kan ve damar sistemine bağlı. Kan (ile ilgili).
System : Nizam. Yerbilimin zaman birimlerine ilişkin bir dönem süresince oluşmuş katman topluluğu. Dizge. Şebeke. Sistem. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Jüye. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu. Aralarında karşılıklı işlevsel bağlılıklar bulunan bir dizi öğenin oluşturduğu bütünlük. Evren.
Ligament : Hareket eden birkaç kemiği birleştiren kuvvetli, telli sık bağ dokusu şeridi. yassı solungaçlılarda iki kabuğu bağlayan menteşe şeklindeki yapı. ligament. Köprü. Bağdoku. Bağ doku. Kemik bağ dokusu. Bağ. Kiriş. Hareket eden birkaç kemiği birleştiren kuvvetli, telli sık bağ dokusu şeridi. yassı solungaçlılarda iki kabuğu bağlayan menteşe şeklindeki yapı, ligament. Ligament.
Esophagus : Yutakla mide arasındaki kassıl ve zarsıl boru biçimindeki organ, özofagus. Yutak. Yemekborusu. Özofagus. Bkz.oesophagus. Yemek borusu. Meri. Ösefagus. Yutak ile mide arasında kalan, içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış, bağ dokusu, çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş, çok sayıda bez içeren, insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı. özofagus. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Sinew : Sinir. Kiriş. Kas kirişi. Enerji. Kuvvet. Veter. Kas gücü. Güç. Kas teli.
Vasculature synonyms : muscular structure, muscle system, musculoskeletal system, gorge, haemal, venation, diaphragm, vascular system, midriff.

Bu kısımda Vasculature kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vasculature ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vasculature anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vasculature ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.