Vena portae türkçesi Vena portae nedir

  • Karın boşluğunda bulunan tek organların toplardamarlarının birleşmesiyle oluşan ve besince zengin olan kirli kanı karaciğere götüren toplardamar, vena porta.
  • Kapı toplardamarı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Vena portae ingilizcede ne demek, Vena portae nerede nasıl kullanılır?

Vena : Kaval kemiğinin arka yüzü üst tarafıyla m. popliteus arasında v. poplitea’dan ayrılan toplardamar. Vena rektalis mediya. Vena tibyalis kranyalis. Vena labiyalis superiyor. Vena penis mediya. Vena sternokleidomastoidea. V. facialis’in üst dudağa ilişkin toplardamarı. Vena palatina minor. Vena labiyalis dorsalis. V. cava caudalis’in çatallanma açısından veya vv. iliacae communes’in birisinden çıkan ve os sacrum’un ventromedianında seyreden toplardamar.

Vena cardinalis : Kardinal venler. Embriyoda kalp yönünde giden ana venler.

Vena cava : Ana toplardamarın üstü veya altı. Anatoplardamar. Ana toplardamar. (tıp veya medikal terimi) kalbin sağ kulakçığına kan taşıyan iki ana damardan herhangi biri.

Vena caval syndrome : Vena kava sendromu. Kalbe kan getiren üst toplardamarda, kranyal vena kava’da, çok sayıda kalp kurdunun bulunması sonucu oluşan hemolitik anemi, bilirubinüri, hemoglobinüri ve karaciğer yetmezliğiyle belirgin klinik belirtiler topluluğu, karaciğer yetmezliği sendromu, kava sendromu.

 

Vena circumflexa humeri cranialis : Etçillerde, domuzda ve atgillerde genellikle v. axillaris’e, seyrek olarak köpekte, çoğu kez de domuz ve sığırda v. subscapularis'e açılan toplardamar. Vena sirkumfleksa humeri kranyalis.

İngilizce Vena portae Türkçe anlamı, Vena portae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vena portae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Portal vein : Kapısal damar. Karaciğer kapı damarı. Karaciğer kapı venası. Kanı, sindirim kanalı, dalak ve pankreastan karaciğere taşıyan damar ya da damar sistemi. Portal damar.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

 

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdomen : Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Karın.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Vena portae synonyms : abamectin, abdominal distention, a dna, abdominal fat necrosis, abdominal ovariectomy, abattoir, abdominal palpation.